YOKSA ÜNİVERSİTEDE Mİ OKUYORUM?

1.469 views
views

Yazıya başlarken iki kavram üzerinde duracağım. Birincisi “CEO” ikincisi ise “Üniversite”. “Bu iki kavram arasında ne gibi bir ilişki var?” şeklinde bir soru sorabilirsiniz. Gelin irdeleyelim.

CEO

“CEO” yani “Chief Executive Officer”. Nedir CEO? CEO: “Şirketlerde yönetim kurulundan aldığı hedefi gerçekleştirmek için strateji oluşturup uygulayan; şirketin bugününü yönetirken yarınını da planlayan ve yönetim kuruluna hesap veren kişidir.”

ÜNİVERSİTE

Nedir üniversite? CEO gibi kolay tanımlanabilecek bir olgu değil ancak yazının bütünselliği açısından bir tanım vermenin gerekli olacağı kanaatindeyim. Üniversiteyi basitçe “Yüksek düzeyde eğitim, öğretim veren, bilimsel araştırmalar ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul ve benzeri birim ve bölümlerden oluşan, bilimsel özerkliği ve kamu tüzelkişiliği bulunan öğretim kurumu” olarak tanımlayabiliriz.

CEO VE ÜNİVERSİTE İLİŞKİSİ

Gelelim bu iki kavramın birbiriyle olan ilişkisine. Aslında tanımları okuduğumuzda bu iki kavramın birbiriyle yakından ilişkisi olmadığını kavramamız zor olmayacaktır. Bir tarafta toplum için önemli olan bir kurum, diğer tarafta kâr amacı güden bir oluşumun kârını artırmak adına görevlendirilmiş bir çalışan. Tanımlar üzerinde ilişki kuramadığımız iki olgu günümüzde öyle “güzel” ilişkiler kuruyor ki! Nasıl mı?

Üniversitelerin konferans salonlarını CEO’lar doldurmuş durumda. Yani bir diğer deyişle sermaye üniversitelerin içerisine yavaş yavaş yerleşmeye başlamakta. Bu durum üniversitenin yapısı, bilimsel niteliği açısından oldukça tehlikelidir.

Örneğin, mühendislik fakültesinde broşürünü allayıp pullayarak dağıttıkları neredeyse bir kariyer kulübü diyebileceğimiz bir kulübün etkinliğine gidiyorum. Saatlerce süren etkinlikte sahneden bir CEO iniyor bir diğeri çıkıyor. Şirketlerinin kar oranlarını nasıl artırdıklarından, şirketlerinin dinamiklerinden muazzam denilebilecek bir iştahla söz ediyorlar. İçimi acıtan tarafı ise koca koca profesörlerin en ön sırada oturup CEO’ları büyük bir ciddiyetle dinliyor olmaları.

Üniversiteler bilim üreten, üretilen bilimin halkla paylaşıldığı, halk yararına kullanıldığı kurumlardır. Şirketlerin yararına değil!

Üniversite kampüslerini CEO’lar doldurmuşken sizlere soruyorum:

Yoksa üniversitede mi okuyorum?