GÜNCEL

Umuda Yolculuğun Hüsranı

38816

2.Dünya Savaşı yıllarında Nazi soykırımından kaçan Yahudi göçmenlerini taşıyan ‘Struma’ adlı geminin Sovyet denizaltısı tarafından batırılmasının neden olduğu facianın 73. yıl dönümünde hayatını kaybeden 768 Musevi vatandaşı için ilk kez devlet nezdinde düzenlenen resmi törenle anıldı.Birçok davetlinin olduğu anma töreninde, Hükümeti Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik temsil etti.Peki ‘Strumanın’ hikayesi neydi ?

2.Dünya Savaşın’da Alman Orduları, Avrupa’nın birçok noktasında kontrolü ele geçirmeye başlamış ve bu bölgelerdeki Yahudileri toplama kamplarına göndermesi genel bir huzursuzluk yaratmıştı. Almanya’nın Yahudi karşıtı uygulamaları işgal altındaki Polonya olmak üzere bir çok ülkede Yahudilerin üzerindeki baskıyı arttırmaya başladı. Polonya’daki Nazi yasaları o dönemde Romanya’da da uygulanmaya başlandı. 1941’de Romanya’nın Yaş kentinde yaklaşık 4 bin Yahudi’nin Naziler tarafından katledilmesi sonrasında ülkeden ayrılmak isteyen Romen Yahudileri, bir gemi ile İngiliz egemenliği altındaki Filistin’e gitmeye karar verdi. Hayvan taşımacılığında kullanılan, kapasitesi 150-200 kişi arasında olduğu ifade edilen bu gemiye 800’e yakın yolcu binmişti. Gemi 12 Aralık 1941 Köstence limanından ayrıldı ve yolculuk sırasında 2 kez arızalandı. İlk arızada civarındaki bir gemiye yanlarında bulundurdukları değerli eşyaları satan yolcular, sorunun çözülmesini sağladı. İstanbul’a varıldığında, gemide 2.arıza meydana geldi. Struma İstanbul’a demir atınca, Almanya tarafından Türkiye’ye, yolcuların karaya çıkarılmaması gerektiği yönünde bir uyarı yapılmıştı. Bunun sebebi olarak da ‘yolcuların salgın hastalık taşıdığı’ gösterilmiştir.

Türküye’ye yalnızca Alman Hükümeti tarafından baskı uygulanmıyordu. Aynı zamanda İngiltere de Struma’nın Filistin’e gitmesi taraftarı değildi. Romanya Hükümeti de geminin Romanya’ya geri dönmesini istemiyordu. Yüzlerce çaresiz Struma yolcusunun sığınabileceği ne bir kimse ne de bir ülke vardı.umutsuz bekleyiş başlamıştı.

Gemiden karaya çıkmalarına izin verilmiyordu. Ancak Struma’dan İstanbul’a çıkmayı başaran bir kaç şanslı kişi vardı. Bunlardan biri Standard Oil Company Of New York isimi ABD petrol firmasının Romanya müdürü olan Martin Segal ve ailesi diğeri ise; kanama geçiren hamile bir kadın Struma’dan ayrılabilmiştir. Martin Segal’in kabul edilmesi ABD ve Vehbi Koç’un girişimleri sonucu olmuştur. Haftalar süren müzakereler sonuç vermeyince, Türkiye gemiyi Karadeniz açıklarına geri göndermeye karar verdi. 24 Şubat sabahı büyük bir patlama ile batan gemi, 103’ü çocuk olmak üzere 768 kişiye mezar oldu.

Zülfü Livaneli’nin Serenad, Halit Kakınç’ın Struma: Yüzen Tabut, Hakan Akdoğan’ın Struma: Karanlıkta Bir Ninni kitapları Struma faciasını konu alan kitaplardır.

 

About the Author

Mehmet Fatih Yalçın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir