Son Ada’nın Martıları

867 views
views

Türk müzisyen, senarist, politikacı, yazar ve yönetmen… 20 Haziran 1946’da dünyaya gelen Zülfü Livaneli kültür, sanat ve politika alanında Türkiye’nin önemli isimlerinden biridir. Sanat hayatı boyunca oldukça başarılı projelere imza atmıştır.

Eserlerinde sade, akıcı, anlaşılması kolay bir dil kullanan Livaneli edebiyatımıza oldukça  değerli eserler kazandırmıştır. Bu değerli eserlerden biri olan Son Ada, yazarın alegorik bir romanıdır. 2008 yılında yayımlanan kitap, 2009 yılında Orhan Kemal Roman Armağanı kazanmıştır.

Roman bir ütopyanın nasıl bir distopyaya dönüştüğünü anlatmaktadır. Bu dönüşüm sırasında insanların yaşadıkları, kişisel savaşları o kadar yalın bir dille anlatılmıştır ki insan bir anda romanın içinde bulur kendini. Olaylar karşısında gerek insanların gerek martıların verdiği mücadele, cesaret, diktatörlük, itaat, başkaldırma temaları hayatın gerçeklerini bir ayna misali yansıtır bize.

Her şey emekli bir Başkanın adaya gelmesiyle başlar. Adanın tüm sakinleri ( martılar dahil ) oldukça mutlu ve huzurlu hayat sürmektedirler. Ancak Başkanın demokrasi adı altında aldığı kararlar ki kararların alınmasının tek sebebi diktatörlüktür, ada sakinlerinin tüm hayatını kısa süre içinde alt üst eder. Başkan olduğu için kimsenin eleştirmediği veya eleştiremediği, bir bildiği vardır dediği, yalanlarıyla gözlerini boyamasına izin verdikleri emekli Başkan önce martıların bir kısmının, sonra adanın ve ada sakinlerinin, en son da kendi hayatının sonunu getirmiştir.

Yalnız martıların başkaldırdığı hikayede kazanan tek kişi martılar olmuştur. Martıların geriye kalan kısmı insanlar gibi kendilerine yapılan haksızlığı sineye çekmemiş, yaşam alanlarını koruyarak sonunda adanın tek sahibi olmuşlardır.

Vicdanımıza, aklımıza, mantığımıza uymayan hiçbir karar kabul edilmemelidir. Kararı kimin verdiği önemli değildir. Önemli olan tek şey yansız bir şekilde sorgulamayı bilmek, körü körüne bir şeylere inanmamak, vicdanın tüm akıllardan üstün olduğunu unutmamaktır.

Martıların yaşamaya devam etmesi ümidiyle…