GÜNCEL

Savaşsız ve Engelsiz Bir Dünya İçin 29 Aralık’ta Taksim’e

12226820_1661471467426332_434400755_n

Engelliler ve engelli aileleri, kendilerinden kaynaklanmayan koşulların tüm toplumu eşit, özgür ve sağlıklı şartlarda yaşamaktan alıkoyduğunu, engellediğini ve hatta öldürdüğünü söyleyerek, siyasal iktidarlar insanca yaşam koşullarını sağlayana kadar Dünya Engelliler Günü olan her 3 Aralık haftasında, toplumun, engellenen tüm birey ve kesimleriyle birlikte Taksim’de olacağını ilan etti.

Engelli Hakları Forumu’nun yaptığı açıklamanın tamamı:

Bizler artık yaşanamaz hale gelmiş bu doğada, bu ülkede, bu kentlerde yaşamak için sayısız engele rağmen olanca umuduyla direnen milyonlarca engelli ve engelli ailesiyiz.

Toplumsal yaşamda yüzlerini göremediğiniz görme engelliler, seslerini duyamadığınız işitme engelliler, yanyana gelemediğiniz fiziksel engelliler, aklınıza gelmeyen zihinsel engellileriz.

Bizler bu ülkenin köle gibi çalıştırılan, öldürülen sakat bırakılan işçileri, açlığa ve sefalete terkedilen işsizleri, yaşam alanları, suyu, toprağı ve sağlığı çalınan kentlisi-köylüsüyüz.

Halka hizmet etmesi engellenen sağlıkçıları, atanamayan eğitimcileri, paralı, niteliksiz ve bilimsel olmayan bir eğitim sistemine mahkum edilmiş milyonlarca öğrencisiyiz.

Her gün dövülen, öldürülülen, sakat bırakılan kadınları, yeterli ve sağlıklı beslenemeyen, parksız ve kaldırımsız betondan şehirlere hapsedilmiş milyonlarca çocuğuyuz. Dünyanın dört bir yanında olduğu gibi ülkemizde de yaşanan katliamlarda, işkence ve terör saldırılarında yaralanıp sakat kalan savaş kurbanlarıyız.

Geleceği çalınmış, esir edilmiş milyonlarca genci ve yaşarken mezara gönderilen yaşlılarıyız. Biz Türkiye’nin çoğunluğunu oluşturan engellenmiş bir halkız…

En temel insanca yaşama hakkımız olan sağlık hizmeti sermayeye kazanç kapısı yapıldı. Hastane kapılarına yığılan hasta ve çaresiz milyonlar her tedavide ve ilaç alımında katkı payı ödemek zorunda bırakılıyor. “Sağlık Uygulamaları Tebliği” ile engellilerin medikal ihtiyaçları karşılanmamaya başlandı. Her yıl revize edilen söz konusu düzenleme ile sağlık hakkı gün be gün buharlaştırılıyor. Evet biz her geçen gün sağlığa ulaşması daha fazla engellenen “sağlık engellesi” bir halkız.

Devletin “engelli” saydığı toplum kesiminin %65’i okur-yazar dahi değil. Liseyi bitirme oranı %7 üniversite bitirme oranı %2. Bu yetmezmiş gibi, sayısı bir elin parmağını geçmeyen özel eğitim kurumları kapatılmaya, şehir dışına sürülerek tasfiye edilmeye çalışılıyor. Parası olana özel okul kapısı gösterilirken, olmayanın okulu elinden alındı. Dahası Ösym engelli öğrencilere güvenlik bahanesiyle kullanmak zorunda oldukları cihazlarıyla bulundukları illerde değil sınavlara Ankara’da girmelerini dayatıyor. Toplumun tüm kesimleri öğrencisi, öğretmeni ve velisiyle eğitim mağduru. Evet biz her geçen gün eğitime ulaşması daha fazla engellenen “eğitim engellisi” bir halkız.

Her gün sermaye daha fazla semirsin diye güvencesiz çalıştırılan onlarca işçi ölüyor, sakat kalıyor, göz göre göre kronik hastalıkların pençesine itiliyor. Üç kuruş paraya köle gibi çalıştırılan milyonlar insanca yaşayamaz ve beslenemez hale getirilerek hastalıktan kırılıyor. Evet biz her geçen gün güvenli çalışma koşullarına ulaşması daha fazla engellenen “insanca çalışma engellisi” bir halkız.

Ülkemizin eşsiz doğası ve tüm yerleşmeleri neoliberal yağmaya açılıyor, Kentlerimiz; kaldırımsız, parksız, susuz, oksijensiz, ruhsuz ve umutsuz beton yığınlarına dönüşüyor. Akarsularımız, denizlerimiz, ormanlarımız, tarım alanlarımız, içine doğduğumuz ve bizi yaşatan doğamız, sermayenin kar hırsı için talan edilyor, kirletiliyor. Evet biz her geçen gün yaşam kaynaklarına ulaşması daha fazla engellenen “doğa engellisi” bir halkız.

Ülkemiz ve Ortadoğu’da savaş, terör ve işkence yayılıyor, her gün binlerce insan ölüyor, tecavüze uğruyor, sakat bırakılıyor. Ülkemize sığınan milyonlarca göçmen açlık ve sefalete, kölece çalıştırılmaya zorlanıyor. Evet biz her geçen gün barış içinde yaşama iradesi daha fazla engellenen “barış engellesi” bir halkız.

Kadınlar, çocuklar, engelliler ve lgbtli bireylere yönelen şiddet, taciz ve ayrımcılık her geçen gün artıyor. Toplumun ruhu bin türlü sapıklık ve hurafeyle kirletiliyor, hasta ediliyor. Evet biz her geçen gün eşit ve özgürce yaşaması daha fazla engellenen “eşitlik engellisi” bir halkız.

5378 Sayılı engelliler kanunu yayınlanan yönetmeliklerle kevgire çevrildi. Sağlık kurulu raporu yönetmeliği neredeyse her yıl yeniden düzenleniyor, engellilere rapor verilmesi zorlaştırılarak Türkiye’deki engelli sayısı düşük gösteriliyor. Evde bakım aylığı ve ve sakatlık maaaşı kriterleri ise giderek ağırlaştırılıyor. Sosyal devlet budanıyor. 5378 sayılı engelliler kanunu ile tanınan 7 yıllık erişe bilirlik ve ulaşa bilirlik sürecince bir çivi dahi çakmayanlar, getirdikleri öteleme ile engellilerin ev hapsini müebbete çevirdiler. Evet bizler Türkiye’nin çoğunluğunu oluşturan engellenmiş bir halkız.

29 Kasım’da Savaşsız ve engelsiz bir dünya, insanca yaşanabilen bir Türkiye için…

Biz aşağıda imzası bulunan kişi ve kurumlar, “normal” bir toplumsal düzende sadece fiziksel ve zihinsel olabilecek her türlü farklılığın, bu düzende bir “engel” teşkil ettiğini biliyor ve bunu reddediyoruz.

Bizden kaynaklanmayan bu koşulların, tüm toplumu eşit, özgür ve sağlıklı şartlarda yaşamaktan alıkoyduğunu, engellediğini ve hatta öldürdüğünü düşünüyoruz. Siyasal iktidarlar, insanca yaşam koşullarını sağlayana kadar Dünya Engelliler Günü olan her 3 Aralık haftasında, toplumun, engellenen tüm birey ve kesimleriyle birlikte Taksim’de olacağımızı ilan ediyoruz.

Kurtuluş yok tek başına… Ya hepimiz engelliyiz ya hiç birimiz…

Savaşsız Engelsiz Bir Dünya ve Yaşanabilir Bir Ülke İçin Yürüyoruz

About the Author

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir