SERBEST BÖLGE

Ötüken’i Bulalım ve Ötüken’de Buluşalım

01

ÖTÜKEN’İ BULALIM VE ÖTÜKEN’DE BULUŞALIM
Anadolu ve Trakya, Kıbrıs, Balkanlar, Rumeli, Makedonya, Özbekler, Kazaklar, Kırgızlar, Türkmenler, Azeriler, Türkistanlılar, Kırım Tatarları, Ahıska, Dağıstan diye baktığınız zaman, ama gönülden baktığınız zaman Türk insanlarına, kendinizi hem onlara yakın, hem kendinize uzak hissediyorsunuz.
Hunlar veya Hun Türkleri (Hiungnular) Kavimler Göçü ve Roma İmparatorluğu zamanlarında tarihe damgasını vuran göçebe kavimler topluluğuna verilen ortak isimdir. Oğurlar (Oğuzlar), Tunguzlar, Moğollar, Sarmatlar, İskitler, Çinliler Hun Türklerini oluşturan kavimlerdir. Şimdi hangi Türk’ün Oğuz, Tunguz, Moğol, Sarmat, İskit, Çinli tarafının daha ağır bastığını siz düşünün. Bunun da pek önemimin olmadığını hepimiz biliyoruz.
MÖ.220-MS.216 tarihleri arasında var olan Orta Asya Hunlarını Teoman Yabgu’nun hakanlık yönetimi ile devletleştirdiği bilinir. Teoman’dan sonra yerine oğlu Mete (Oğuz) geçiyor ve Türk, Moğol, Tonguz, Altay Türklerini egemenliği altına alıyor. Şimdi hangimiz Altay acaba?
İskitlerin tarih maceraları M.Ö.10 yy.da Tanrı dağlarından başlıyor ve Avrasya steplerinde 7 asır haya sürüyorlar ve MÖ.250 yılında Kırım’da sona eriyor. Çok ilginçtir Kırım prenslikleri birbirine düşene kadar tarih sahnesinde Rusları göremiyoruz. Ruslar Kırım tatarlarının güçlü olduğu dönemde parayı, vergiyi, devleti hiç duymamış yabani, vahşi bir grup ve Kırım prensleri birbirine düştükten sonra Ruslar kumandayı eline alıyor ve bir daha da bırakmıyorlar! Grek kaynakları ‘’ Skythai’, Asur kaynakları ‘’Asguzai’’, Pers kaynakları ‘’Saka’’ ve Çin kaynakları ‘’Sai’’ tanımlamasını yapıyor. İskit devletinin kurucusu Bumin kağandır ve kardeşi İstemi kağana ülkenin batı kanadının yönetim yetkilerini vermiştir.
İskitler’den sonra Göktürkler tarih sahnesinde var olmuşlardır. Göktürklerin Hunları devamı halk olduğu tarihi kayıtlarla anlatılır.
‘’Amerind-beyaz ırk melezi Ön Türkler ‘’ tanımlamaları geçer bir çok kaynakta. Saçma, masal ve itici kavramlardır bunlar. Ama Aral gölünden ve Tanrı dağlarından çıkan iki kolun 4000 yıl önce Ötüken’de birleşerek bir araya geldiğini ve MÖ.2000 yıllarından sonra bu birleşik toplumun artık kaynaşmış tek toplum olduğunu ve kendilerine Türk dediğini okumak ve duymak, göze ve kulağa daha hoş geliyor. Ancak Aral gölünden çıkan kolun kendilerine Türk demesi Ötüken buluşmasından 1000 yıl önce başladığını da tarih bize fısıldıyor. İşte bu Aral gölünden gelen arkadaşların tarih sahnesine MÖ.8000 yıllarında çıktığı söylenir. Sümerlerin Devleti bu kolun insanları tarafından kurulduğunu da tarih kaynakları bize iddia ediyor. Sümerler kurulduktan sonra 500 yıl geçiyor ve Nuh Tufanı meydana geliyor. Sümer devleti Nuh tufanından önce de vardı, sonra da var oldu.
MÖ.3000 yıllarında yaşanıldığı iddia edilen Tufandan sonra Nuh peygamber toplumların başına çocuklarını lider olarak gönderiyor. Aral gölünden Mezopotamya’ya göç eden toplumların tufandan sonra kendilerine özellikle Türk unvanı verdiklerini bir çok tarihçi ileri sürüyor. Gılgamış Destanı, Hatti Kayıtları, Sümer yazıtları, Tevrat, İncil ve Kuran kaynaklarını araştıran bilimciler Nuh peygamberin oğullarını Ham, Sam, Yafes olduğunu söylerler. Hamın oğulları; Kuş, Mizraim, Put, Kenan’dır. Sam’ın oğulları; Elam, Asşur, Arpaçsad, Lud,Aram’dır. Yafes’in oğulları ise Türk, Gomer, Mogog, Madai, Javan, Tubal, Meşeç ve Tiras’tır. Elam’ın toplumu Elamlılar, Asçur’un halkı Asurlular, Aram’ın toplumu ise Aramiler olarak bilinir. Arpaçşad toplumu Araplar, Türk’ün halkı ise Türkler olarak anılır. Türklerin ilk buluşa noktası olan Ötüken’in halen nerede olduğu bilinmiyor. Buradaki hata şehrin ismi Ötüken değildir. Ötüken başkentin bulunduğu bölgenin ismidir. Ötüken dağın ismidir ve çevresinde ormanlar bulunur. Göktürklerin başkenti burada olmuştur. Bilge kağan Orhun yazıtlarında Ötüken dağını Türk memleketinin yüreği olarak vurgulamıştır ve Çinlilerin entrikalarına, saldırılarına karşı direnmek için ‘’Ötüken ormanından ayrılmayın‘’ öğüdünde bulunmuştur. Göktürklerin başkenti Ordu-Balık veya Karabalgasun ismi verilen şehirdir. Ötüken Tengricilik dininde yer tanrıçası olan Toprak anaya verilen isimdir. Moğollarda Etugen, İtügen, Odigan olarak da kullanılır. Odin ise, İskandinav mitolojisinde en büyük tanrıdır. Savaş ve bilgelik tanrısıdır. Büyü, zafer ve av tanrısı olarak da bilinir. Güneş ve kelt haçı ile sembolize edilir. Tahrik, hiddet ve şiir anlamına gelen bir isim kökünden türemiştir.
Birçok araştırmacı bilim adamı Vikinglerin Hun olduğunu ileri sürer. Macarların Attila’nın halkı Türkler olduğunu iddia eder. Kızılderililerin Orta Asyalı Türkler olduğunu ortaya atar.Ama bilinen bir hakikat vardır ki Bulgarların Türk olduğunu Bulgarların kendilerinin bile reddedemeyecekleri bir hakikattir. Yahudilerin veya İsraillilerin Arap olduklarını inkar edemeyecekleri gibi! İsrailoğulları İbrani soyundan gelirler. İbrani Eber kökünden gelen bir kelimedir. Eber Nuh’un soyundan gelen ve Yakup’un büyükbabası İbrahim’in atasıdır. Genelde Yahudiler ilk İbrani olarak İbrahim Peygamberi kabul ederler.
Tarih bir piramittir. Nasıl piramit? Piramit şeklinde ama dibi, derinliği olmayan bir piramit düşünün! En tepe noktası şimdi, şu zaman, şu vakittir! Dibe doğru gidildikçe genişleyen bir piramittir ama tabanı, dibi asla yoktur ve bu ters piramit okyanusunun derinliklerinde belge, hakikat aramak, kaybettiğiniz bir yüzüğü aramak gibi bir şeydir! Üstelik daha yüz yıl bile olmamış Kurtuluş Savaşı tarihini bilmeyenlerin bu konularda, eski tarihlerde fazla iddialı olmamaları gerekir.1974 Kıbrıs Barış Harekatı bile bir çok insanın hafızalardan silinmiştir. Televizyonlarda 1990 yıllarına ait diziler artık nostalji olarak işleniyor.
Anlatmak istediğim ‘’Türk milleti çok büyük millettir, başka milletler kötüdür! Ey ırkımız!’’ falan değil! Milletin millete, insanın insana üstünlüğü yoktur ama bu milletin veya bir insanın yaptıkları işler başka milletlerin, başka kişilerin yaptıkları işlerden cesur, büyük, asil, onurlu, seviyeli, insani de olabilir, tam tersi de olabilir. Tarih piramidinin en dibine kadar çok yetenekli ve çok cesur bir tarih bilimci bile asla gidemez, boğulur, tükenir! Ama serin, karanlık ve tuzlu sularda kaldıkça insanın insana kıymasının ne kadar şeytani olduğunu anlar. Büyük oğul Kabil, küçük oğul Habil’i öldürdüğünde Adem ve Havva neler düşündü? İkisi de Adem ve Havva’nın oğlu ise arkadaş, genetik bilimi, ona çekti, buna çekti iddiaları neyin nesidir? Birisi zalim, diğeri mazlum! O zaman Adem’in ve Havva’nın zalim ve mazlum yönleri var ve Kabile, Habil’e bu yönlerden şunlar, bunlar geçmiş mi diyeceğiz?
Bu yazdıklarım derinliği, dibi olmayan tarih piramit okyanusuna küçük parmağımı sokmak gibi bir şey!
Hiç birimiz cennetten veya geldiğimiz meçhul alemden Türk ve Müslüman veya İngiliz ve Katolik olarak çıkmadık! Ben saf Türk’üm, ben katıksız İspanyol’um, ben müthiş bir Alman’ım gibi ırkına, genine, köküne takmış fanatik sersemler bir gün mutlaka hezimete uğrarlar veya hezimete bile uğradıklarını fark etmeden zavallı bir şekilde ölürler.
Atatürk; Teoman hakandan, Bumin Handan, Bilge Kağandan, Kültigin generalden, Alp Aslan’dan, Ertuğrul Gazi’den, Nuh’un torunu Türk’ten farklı bir şey yapmadı ve farklı bir şey söylemedi!
-Arkadaş! Madem bir aradayız birlikte yaşayalım! Tek vücut olalım! Mutlu olalım! Ayrımız, gayrımız olmasın! Çoğumuza Türk ,azımıza başka bir şey demeyelim, hepimize Türk diyelim! Kimse bizi ezmesin! Birbirimizi ise asla ezmeyelim! Varsa bizi ayırmak, bölmek, parçalamak isteyen ve ensemize, kıçımıza vurup ağzımızdan lokmalarımızı, sırtımızdan hırkalarımızı almak isteyen düşmanlarımıza karşı hep birlikte, sırt sırta mücadele edelim! İster Gök tanrıyı, ister yer tanrıyı büyük kabul etsin, hepimiz bir arada kardeşiz ve kardeşlerimizin vicdanlarına, duygularına baskı yapmayalım
Bunun neresi kötü arkadaş? Ve Rus halkını uyarıyorum! Dünyaya hükmetmek isteyen siyasetçilere yetki vermeye devam ederseniz, Tatarların size hükmettiği dönemlere geri dönmeniz çok yakındır! Çin halkını uyarıyorum! Komünist siyasetçilerinizin Tibet, Türkistan halkına zulüm ve soykırım yapmalarına seyirci kalırsanız, emin olun daha çok Çin Seddi inşa edeceğiniz günler yakındır! İsrail halkını uyarıyorum! Her tarafınız Yahudi olsa ne yazar? Arap Arap’ı öldürüyor ve katil Araplar sizin seçtiğiniz siyasetçileriniz, yani onlar Kabil, Filistinliler Habil! Ve inanın yaşayacağınız müthiş bir tufan yakındır! Amerika Birleşik Devletleri halkını uyarıyorum! 52 eyalet ile bir arada sonsuza kadar kalamayacaksınız! Bir gün sizler Kızılderili kabileleri olacaksınız ve başka beyaz adamlar gelecek ve farklı ateş suları, farkı zehir sürülmüş battaniyeler ile ve farklı barış çubukları ile sizi etkisiz hale getirecekler ve kumandayı ellerine alacaklar! Bütün dünya siyasetçilerini uyarıyorum! Biz insanların hayvanlardan daha farklı olmamız gerekmiyor mu?
Dinci veya Kürt ırkçılığı yapan teröristleri uyarıyorum! Tarihe ezilen, bastırılan, yok edilen cani isyancılar olarak geçeceksiniz! Hasan Sabbah’ın fedaileri tarihe nasıl ki ‘’haşhaşi katiller’’ olarak geçtilerse siz daha ağır unvanlarla geçeceksiniz ve tarih piramidinin derinliklerinde kaybolup gideceksiniz. Hiçbir Herodot, hiçbir Evliya Çelebi sizi hatırlamayacak. Sizden geriye hiçbir iz kalmayacak! Atlantis’in konuşulduğuna, araştırıldığına sakın aldanmayın! Atlantisliler medeniydi, insani yönleri çoktu.
Ve dünyanın bütün Türkleri! Tufanlardan önce de vardık, tufanlardan sonra da olacağız! Ötüken’i gönlümüzün, ruhumuzun derinliklerinde bulalım ve Ötüken’de buluşalım. Bu kahpeleşmiş dünyaya insanlığın, barışın, sevginin, dostluğun dersini biz verelim ve mutluluğun, altın çağın öncüleri bizler olalım! Demokrasi götürüyorum ,özgürlük getiriyorum diyerek bütün insanların kanını döken, küçük kızlarına tecavüz eden, evlerini ateşe veren, havalardan ve sulardan onlara bomba yağdıran, lav püskürten bazukalarla onları yakan zihniyetlere ancak biz son verebiliriz. Neden biz? Bunu daha sonra konuşalım!
Vedat KUŞAKLI
taraz.astana.almati@mail.ru

About the Author

Vedat Kuşaklı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir