Köşe Yazıları

Öğrettiniz Mi Bize Matematiği?

Final haftası geldi çattı ve beni de finallerden alıkoymaya iten düşünceler sardı. Bunların başında Türk eğitim sistemi geliyor. Bir zamanlar matematik eğitimi aldığım Ali isminde bir öğretmenim vardı. Kendisi Nesin Matematik Köyü İzmir Derneği Başkanı idi. Yanlış hatırlıyorsam affola. “İnsan matematikle gelişir, matematikle felsefenin yolunu bulur, halklar matematikle çağ atlar.” demişti. Bu söz her vize ve final dönemimde aklıma gelip beni düşündürse de yine de hala matematik derslerinden çoğumuz hala silleyi yiyoruz.

Gelelim asıl konuya. ülkemiz eğitim sisteminin temellerinden biri olan matematik eğitimi ne kadar iyi? Açıkça görülüyor ki iyi kelimesinin yanından bile geçmiyor. “Matematik dersi”ni sevdiğini söyleyecek öğrenci sayısı hakikaten azdır. Ben şahsen matematiği severim ancak matematik dersi dediğiniz anda bir yorgunluk düşer üstüme.

Eğitim sistemimiz ne yazık ki öğrenciyi yormaya yönelik bir sistem. Özellikle konu matematik denince. Bunun nedenleri nelerdir?

Başlıca nedenlerinden biri Türk kültürü. Pratiklik yoksa işin içinde tembelleşmeye yatkındır insanımız. Matematik gibi çetrefilli işlere gelemez.

Diğer bir neden ise öğretmenlerin aldığı eğitimin onları sevdikleri matematikten yıldırması. Matematiğe gönül verip bunu öğretmek isteyen öğretmenler bile matematikten yılıyorken öğrencilere aktarmaya çalışmak onlar için ayrı bir eziyet. Eğitim şeklinin değişmesi şart.

Başka bir neden olarak müfredatı gösterebiliriz. Öğrencilerin, kanı kaynayanların, dikkatin toplanmakta en çok zorlanıldığı çağdaki insanların uzun ve yorucu süreler boyunca matematik gibi detaylı gayret isteyen bir bilime yoğunlaştırılmaya çalışılması.

Tahammülsüz öğretmenler dedik, yorucu müfredat dedik, kültür bile dedik. öğrencilere bir şey söylemezsem ayıp olur. Öğretmenlerimizin yılmasının başlıca sebebi biziz gibi bir şey asla söylemeyeceğim. 1. sınıftan itibaren çeşit çeşit öğretmenlerle ya şımardık, ya bastırıldık. Kimi öğretmenlerimizi çok sevdik kiminden gerçekten nefret ettik. Yapmamız gereken tek şey vardı, o da önümüze ağırlaştırılarak konuldu. Ders çalışmak. Onlar ağırlaştırdı biz kaçtık, sonuç ne? Eğitim almak denilince dahi ruhuna yorgunluk çöken bir nesil.

Uzun lafın kısası, yılmayın azizim. Ülkemizin berbat eğitim sistemine rağmen, yanlış eğitilmiş öğretmenlerine, kültürüne, haksızlıklarına rağmen, kendinizi eğitmekten yılmayın. Matematiği sevin. Mantığı sevin. Gün gelecek ve birilerine matematiği ve mantığı sevdirdiğiniz için huzurlu bir şekilde dünyadan ayrılacaksınız

About the Author

Altay Alagöz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir