SERBEST BÖLGE

Muhalif Kimliği

1024px-August-Landmesser-Almanya-1936

 

Demokrasiyi var eden en temel özellik muhalefet olgusudur. Çünkü demokrasi dışındaki nerede ise hiç bir rejimde farklı görüşler bu denli dile getirilemez, eyleme dökülemez.

Fakat demokrasi tarihinde de hükmetme isteğine kapılanların korkunç denemeleri mevcuttur. Dünya belki demokrasiler yüzünden diktatörlük kavramlarıyla tanıştı.

Diktatörlük denilince her ne kadar son zamanlarda ülkemizde tartışmaları yapılsa da, Nazi Almanya’sı dünya demokrasi tarihinin en önemli diktatörlüklerinden biri olarak örnek teşkil etmeye devam edecektir.

Tıpkı Türkiye’de ki iktidar gibi ilk seçildiği oylamada halkın yüzde otuz üç desteğini alan Adolf Hitler ve Nasyonel Sosyalist Alman İşçi Partisi, birinci dünya savaşı yorgunu ülkeyi devralır. İnanılmaz icraatlar reformlar ile bir ülkeyi yeniden dizayn etmeye başlar Hitler. Fakat karşısında gördüğü tüm muhalefeti kendisine engel olmaya çalıştığı gerekçesiyle ezmek hatta yok etmek ister. Tıpkı ideolojik olarak bir düşmanlık beslediği Stalin gibi çalışma kampları inşa eder ve kendisi ve tüm dünya için tehdit olarak gördüğü ne kadar insan varsa yaşı, cinsiyeti ayırt edilmeksizin bu kamplara gönderilir.

İnsanlar savaş sonrası bunalımlı yılların ardından gelen refah ve huzur ortamında mutludur Almanya’da uzun süre sonra. Ekonomi rayına oturmaya başlamış, siyasi çekişmeler rejim zoruyla son bulmuş, işsizlik azalmış, ağır sanayi hamlesi yapılmış, Almanya tabiri caizse eskisinden on kat daha güçlü bir konumda Avrupa’nın ortasında tüm savaş galiplerine inat yükselen bir yıldız gibi parlamaktadır.

Tüm bunlar olurken Hitler ve destekçileri, muhalefeti tam anlamıyla ezmek yok etmek için sistematik bir kampanyaya başlamış, sosyal demokrat, komünist, sosyalist, ne kadar muhalif varsa artık hepsini adres adres toplayıp bu kamplara götürmeye başlamıştır.

Martin Niemöller de bu kamplara götürülenler arasındadır. Niemöller, Hitler muktedir olana dek onu desteklemiş bir Alman ilahiyatçıdır. Ve kendini yandaş olanlar ve sessiz kalanlar dışında herkesin toplandığı kamplardan birinde görmüştür. Şu sözü söyleyerek insanlık tarihine, demokrasi tarihine geçecektir;

Naziler komünistler için geldiğinde sesimi çıkarmadım; çünkü komünist değildim. Sosyal demokratları içeri tıktıklarında sesimi çıkarmadım; çünkü sosyal demokrat değildim.Sonra sendikacılar için geldiler, bir şey söylemedim; çünkü sendikacı değildim. Benim için geldiklerinde, sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.

Yönetenler NAZİ olmuşsa yönetilenler arasında da Niemöller’i kurtaracaklar olmalı. NAZİ mitinginde NAZİ selamı vermeyen  AUGUST LANDMESSER’LER olmalı.

 

 

About the Author

Mert Kazan

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir