Lehman Brothers’ın Batışı

2.605 views
views

Ekonomi tarihinde birçok iflas meydana gelmiştir ama hiçbirisi Lehman Brothers kadar yıkıcı olmamıştır. ABD merkezli bu yatırım bankası 15 Eylül 2008’de iflasını açıkladığında toplam borcu tam olarak 613 milyar USD idi. Bu rakamın ne kadar büyük olduğunu daha iyi anlamak için şu açıdan bakalım. 613 milyar USD şirket olarak; 3 Apple Inc., 2 Samsung, milyarder olarak; 8 Bill Gates, 10 Warren Buffet, 22 Mark Zuckerberg, ülke olarak; 2 Yunanistan, 2 Norveç, 6 Bulgaristan ve yarım Türkiye yapar. Bu denli yüklü miktarda paranın karşılıksız kalması doğal olarak mahalle bakkalını dahi etkilemiştir.

Peki Lehman Brothers nasıl oldu da bu denli katastrofik bir olaya sebep oldu. Bunu daha iyi anlamak için biraz eskilere, Lehman Brothers’ın tarihine bir göz atalım.

 

1844 yılında bir sığır tüccarının oğlu olan Henry Lehman Almanya’dan ABD’e  taşındıktan sonra H.Lehman adından kuru gıda dükkanı açtı. Diğer iki kardeşinin ortak olmasıyla isimlerini Lehman Brothers olarak değiştirdiler. 1858 yılında o zamanlar çok değerli olan pamuk işine girdiler. Pamuk, şirketlerine hacim kazandırdı. 1870 yılında New York Borsası’nın açılışına aracılık ettiler. Firma aynı zamanda demiryolu ve finansal danışmanlık işlerine de girdi. 1899 yılında yatırım bankası olma yolundaki ilk büyük adımı attılar ve International Steam Pump Company’nin hisselerinin halka arzını gerçekleştirdiler. Bu arza rağmen şirketin durumu hala kötüydü. 1906’da Goldman Sachs ile yirmi yıl sürecek bir ortaklık imzaladılar. 1930’da ilk televizyon üreticisi DuMont’un halka arzı gerçekleşti. 1970’ e gelindiğinde şirket ekonomik sıkıntılarla boğuşmaya başladı. Bu sıkıntıları sona erdirmek için 1973’te şirketin başına Peter Peterson getirildi. Peterson, yatırım bankacılığı sektöründe şirketi ciddi zararlardan kurtardı ve beş yıl ard arda rekor karlanma sağladı. Böylece şirket, ülkenin 4. büyük yatırım bankası haline geldi. 1984’te şirket American Express tarafından satın alındı 1993’te geri satıldı. 1997’e gelindiğinde malum Asya Finansal Krizi geliş çatmıştı. O zamanki şirket CEO’su Richard S. Fuld şirketi bu krizden sadece 22 dolarlık bir düşüşle kurtardı. 2008’e kadar şirket satın almalara devam etti, kendini genişletti, varlıklarını arttırdı ve her şey yolunda giderken iflas geldi çattı.

 

İflası daha iyi anlamak için krizin en büyük sebeplerinden biri olan “Subprime Mortgage” kavramını inceleyelim. Geri ödeme gücü zayıf, dolayısıyla kredi riski yüksek kişi ve gruplara verilen mortgagelar “Subprime Mortgage” olarak adlandırılır. Bu uygulamadan faydalananlar genellikle dar gelirli kesimlerdir. Yüksek geri ödememe riskinden ötürü bu kredilere ödenen faiz oranları, kredi getirisi yüksek müşterilerin ödediği faiz oranlarından daha yüksek olur. Riskler ve faizler yukarı tırmanıp emlak piyasaları yavaşlamaya başladığında ilk önce bu dar gelirli kesimler etkilenir. Artan faizlerle birlikte borçluların geri ödemeleri zorlaşır, iflaslar ve ipoteklere el koymalar artar; borç verenler borç yenilemeyi veya ikinci bir mortgage kredisi vermeyi keser. Subprime mortgage kredisi veren finans kuruluşları kredi veren büyük bankalar ve yatırımcılar, risk algılamalarının artışıyla daha temkinli ve eli sıkı davranır.

2000’lerin başında FED’in uyguladığı düşük faiz politikası, bankaları FED’den düşük faizli kredi imkanı sağladı. Haliyle bu durum bankaların iştahını kabarttı. Likitide bolluğunda faizler düşük seviyede seyrederken ve ev fiyatları artarken her şey yolunda gibi görünüyordu. Bu durum insanları ev satın almaya itti. Buna paralel olarak piyasa şişmeye başladı. Subprime mortgage kredisi verenler kredi standartlarını aşağıya çekti. Lehman Brothers’ın sonunun başlangıcı bu şekilde başladı.

Ev fiyatları sürekli artıyordu ve bu yönde yatırım yapmak herkese mantıklı geliyordu. Bankalarda insanlara düzenli veya yeterli geliri olsun olmasın kredi verince de bu sefer insanların iştahı kabardı. Böylece herkes kolay yoldan ev sahibi oldu. Fakat sonradan insanlar mortgage taksitlerini  ödeyememeye başladı. Ödeme yapamayanların elinden evleri alındı. Ardından beklenmeyen oldu…

17 Mart 2008 yılında ikinci en büyük varlığa dayalı menkul değer yüklenicisi olan Bear Stearns’ın neredeyse çöküyor olması, sıranın Lehman Brothers’a geleceğini düşündürdü. Bu durum Lehman Brothers hisse senetlerinde %48’lik düşüşe sebep oldu. Hedge Fon yatırımcılarının desteğinin kırılması düşüşü hızlandırdı.

9 Haziran 2008 tarihinde şirket:

–  $2,8 milyar dolar zarar açıkladı
–  Yatırımcılardan $6 milyar sermaye topladığını bildirdi
–  Likitide havuzunu $45 milyar arttırdığını ve brüt varlıkların $145 milyar olduğunu açıkladı
–  Konut ve ticari ipotek portföyünu %20 azaltarak kaldıraç oranını 32’den 25 düzeyine çektiğini belirtti

Ancak bu tedbirler çok yetersizdi ve uygulamaya geçirilmesi için geç kalınmıştı. Şirketin hisse senetleri gerileyen dünya sermaye piyasası ile birlikte %77 değer kaybetti. Kore Kalkınma Bankası’nın Lehman’dan hisse alacağı şeklinde umutlar, 9 Eylül tarihinde devlet mülkiyetindeki Güney Kore bankasının görüşmelerini askıya alması ile suya düştü. Bu haberler Lehman için öldürücü bir darbe oldu, hisse senedi %45 değer kaybetti, kısa vadeli kredi olanakları kapandı ve şirketin şirketin Hedge Fon müşterileri ayrılmaya başladı. Hafta sonuna kadar kasasında sadece 1 milyar USD nakit ile Lehman için zaman hızla tükenmekteydi. 15 Eylül Pazartesi günü hisse senedi 12 Eylül sonuçlarına göre %93 daha değer kaybedince Lehman iflasını istedi.

 

Yanlış stratejilerle, öngörülemeyen bariz hatalarla ve yok olan 613 milyar USD ile koca ekonomi devinin çöküşü işte bu şekilde gerçekleşti.