Kemal Kılıçdaroğlu Röportajı

1.820 views
views

CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile bir araya geldik.Biz Haber Eylül’ü temsilen oradaydık ve bizleri makamında ağırlayıp çok sıcak davrandı.Gündeme çok fazla değinmeden, cumhurbaşkanlığı seçimini ve genel siyaseti konuştuk.Kendisine bize gösterdiği yakın ilgi alaka için çok teşekkür ederiz.

 

Haber Eylül : Önümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimleri var, kendi adayınızı mı çıkaracaksınız yoksa diğer partilerle bir aday üzerinde uzlaşma söz konusu mu ?

Kemal Kılıçdaroğlu : Benim gördüğüm her siyasal parti kendi adayını çıkaracak. Bizim çıkaracağımız adayın niteliklerini söyleyeyim; bilgisi, birikimi, başarıları bilinen, tanınan bir aday olacak. İl başkanlarımızın, milletvekillerimizin, parti meclis üyelerinin, kadın ve gençlik kollarının nabzını tutacağız .Bu konuda ne düşünüyorlar, kimin cumhurbaşkanı olmasını istiyorlar, göreceğiz.Siyasal kimlik olarak toplumu germeyen herkesi kucaklayan bir isim olmasını istiyoruz. Böyle bir adayla yola çıktığımız zaman başarılı olacağımıza inanıyorum.Adayın temiz olması lazım, herhangi bir şaibeye bulaşmamış olması lazım, cumhurbaşkanı adayının toplumun her kesimini kucaklaması dünya dengelerini iyi okuması, Türkiye gerçeklerini bilmesi, bağımsız ve tarafsız olması, cumhuriyetin kurumları arasında ki iş birliğini sağlaması, böyle bir otoriteye sahip olmasını istiyoruz.Bu otorite, baskıyla değil bilgiyle ve birikimle olmalı.

10262152_674874205901020_4560143904383251184_n

Haber Eylül : Böyle bir aday var mı ? Bir isim verebilir misiniz ?

Kemal Kılıçdaroğlu : Elbette böyle bir aday var, Türkiye’de birden fazla aday var.İsim vermek için daha henüz çok erken.

Haber Eylül : Biz, Mustafa Balbay, Muharrem İnce gibi milletvekilleriniz ile de görüştük.Onlar da sizinle aynı şeyi söyledi.Her parti kendi adayını çıkarır ise, bu rekabet Recep Tayyip Erdoğan’a yaramaz mı ?

Kemal Kılıçdaroğlu : Her partinin kendi adayını çıkarması, Erdoğan’ın şansını yükseltmez. AKP’nin de kendi adayını çıkarması, bu Erdoğan ya da bir başkası farketmez, demokratik yarışın ilk etabı olur. İkinci etapta daha güçlü bir yapı çıkar.

1014472_674873605901080_1982183625965159547_n

Haber Eylül : 2. etapta bir CHP-MHP uzlaşması söz konusu olabilir mi ?

Kemal Kılıçdaroğlu : Evet, zaten tek aday olacak, daha doğrusu 2 aday olacak, dolayısıyla o 2 adaya bakılacak. AKP, MHP, BDP, diğer partiler, yani kim varsa. Kişiye endeksli cumhurbaşkanı seçimi yanlış olur.Kişiye endeksli yapılırsa bunun sonuçları sıkıntı yaratır.Türkiye için sıkıntı yaratır.Kişiye değil, kişinin özelliğine göre bizim cumhurbaşkanı seçmemiz lazım. Bir sıralama yapalım;

1-Adı yolsuzluğa hiçbir şekilde bulaşmamış birisinin olması lazım.

2-Bilgisi ve birikimi olacak.

3-Devlet deneyimi olacak.

4-Başarılı olacak.

5-Pek çok yabancı kişilerle devlet adamlarıyla bir araya gelecek, konuşacak bu bilgi birikimine sahip olacak.

6-Sinirlerine sahip olacak.

7-Toplumu kutuplaştırmayacak, kamplaştırmayacak.

8-Toplumun her kesimine sıcak mesajlar verecek.

9-Siyasal alanın fazla kutuplaşmasının önüne geçecek.

10-Sanata, kültüre önem verecek.

Bir toplumda yaşam kalitesini belirleyen sanattır. Cumhuriyet ilk kurulduğu zaman düşünün, paranın dahi olmadığı bir dönemde pek çok sanat kurumu oluşturulmuştur.Türkiyeyi çağdaş uygarlığa ulaştırmanın yolu sanattan geçer.

 

1544400_674873599234414_1666970771031145298_n

Haber Eylül : İlker Başbuğ ismine siz nasıl bakıyorsunuz ?

Kemal Kılıçdaroğlu : Önemli bir isim İlker Başbuğ, devlet deneyimi olan bir insan. Tabi kendisi cumhurbaşkanı olmak ister mi istemez mi onu bilemiyorum bizim partimizin dışında olduğu için onun adına bir yorum yapmam doğru olmaz.

Haber Eylül : Önümüzde bir Mansur Yavaş örneği var. MHP’den, CHP’ye geçmiş bir isim. Ankara’da da rekor bir oy aldı.İkisinin karışımı sanki tutacak gibi ne dersiniz ?

Kemal Kılıçdaroğlu : Halkın cumhurbaşkanlığı konusunda iyi bir karar vereceğini düşünüyorum, yani halkın sağduyusuna güveniyorum.Çünkü gidip bir siyasal partiye oy vermiyorsunuz.Bir cumhurbaşkanı seçeceksiniz.Hepimizin ortak cumhurbaşkanı. Türkiye’yi temsil edecek. Bir özelliği daha var cumhurbaşkanın vatana ihanet dışında sorumluluğu yok.Sorumsuzluk esastır cumhurbaşkanlığında… Onun için hiçbir şaibesinin olmaması gerekir.

Haber Eylül : Asla CHP’ye oy vermem diyen bir kitle var.Bu kitleye neler söylemek istersiniz ?

Kemal Kılıçdaroğlu : Bu doğru.Bende bunu biliyorum.Ama bu kitlenin neden CHP’ye oy vermediğini bizim önce araştırmamız gerekiyor.Hangi gerekçeyle CHP’ye oy vermiyor.Bunun bir çalışması şu anda bir grup akademisyen tarafından yapılıyor ve bunu öğreneceğiz.Bunun bir nedeni var hatta birden fazla nedeni var.Bir grubu CHP’nin laik sistemi savunmasına karşı çıkan bir grup var.CHP seküler sistemi savunduğu için, CHP’yi dine karşıymış gibi gösteren bir grup var.Oysa biz dine saygılıyız.İnanç kişiyle Allah arasında manevi bir bağdır.Bizim buna dışarıdan müdahele etmemiz zaten uygun olmaz.Ancak dinin siyasete alet edilmesi çok yanlıştır.Çünkü din siyasette kullanılmamalıdır.Kişinin kendi dünyasında ki maneviyatı ile ilgilidir.Yine asla CHP’ye oy vermem diyen grupların bazıları geçmişte şu veya bu şekilde CHP’ye veya CHP’nin izlediği bazı politakalardan rahatsız olan yurttaşlarımız var.Bunları da kendimizi anlatabildiğimiz düzeyde kazanmamız mümkün.Kendimizi anlatmak zorundayız yani biz bu ülke için neler yaptık.

Eğer bu ülke de demokrasi varsa, hukukun üstünlüğü varsa, bunun savunucusu kuruluş tarihinden bu yana hep CHP olmuştur.En ağır bedelleri de CHP ödemiştir. Bizim mal varlıklarımıza el konmuştur.Bütün tarihimiz, arşivlerimiz Seka’ya imha için gönderilmiştir.Genel sekreterlerimiz tutuklanmıştır.Genel başkanlarımız hapse atılmıştır ama biz hiçbir zaman çıkıpta mağdur edebiyatı yapmamışızdır.Kurumları doğrudan hedef alıp onları suçlamamışız.Neden ? Çünkü biz devleti devlet yapan kurumların saygınlığını korumak istedik.

 

Haber Eylül : Peki sizce Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı mağdur siyaseti mi?

Kemal Kılıçdaroğlu : Evet mağdur siyaseti. Ona bakarsanız, Deniz Baykal ondan daha fazla hapse girdi ama hiç gündeme getirmedi. Ama Erdoğan, saray gibi odalarda içi dayalı döşeli odalarda kaldı, hergün ziyaretçisi vardı.Ama gidin bugün Silivri’de yatanlara, onlar çok zor şartlarda hapis yatıyor.

Kurtuluş savaşı sırasında Erdoğan’ın bir açıklaması var.Dedelerinin kümeste saklandığını söylemişti bir grup toplantısında. Bu doğru değil böyle olmamak gerekir. Kurtuluş Savaşı sırasında kimlerin silah taşıdığı kimlerin mücadele ettiği,kimlerin şehit olduğu,bunların hepsi var.

Siyaset eğer doğru yapılırsa halka doğrular anlatılırsa,bir sorununuz kalmaz.Ama malesef AKP bel altı siyaset yapıyor. İnsanlara yalan söylüyor ben defalarca grup toplantısında yalancıdan başbakan olmaz demiştim.Çünkü kendisi çok yalan söylüyor.siyaset halka adanmışlıktır. Halka doğruları söyleyeceksiniz.Yalan söylediğiniz zaman prim toplayabilirsiniz.Ama yalanınız bir süre sonra ortaya çıkar.Bazen o kadar çok yalan söyedi ki, söylediği yalanları büyükelçiler yalanladılar.Örneğin gezi olayları sonrası bir açıklama yaptı. Amerika’da Wall Street’de olaylar oldu orada da 14 15 kişi öldü dedi. Amerikan büyükelçiliği bir açıklama yaptı böyle birşey yok dedi.

10156163_674873602567747_5338178683841023331_n

Haber Eylül : Gezi Parkı olayları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kemal Kılıçdaroğlu : Bizim demokrasi tarihimizin önemli olaylarından bir tanesidir.Tarih bunu mutlaka yazacaktır.Gençlerin ağırlıklı olarak siyasallaştığı dönemdir o süreç.Kendi ülkelerine,kendi kentlerine,kendi doğalarına sahip çıktıkları bir süreçtir.Olayların bukadar büyümesinin sebebi de iktidarın toplum üzerinde uyguladığı baskı, o bir patlama yarattı.Bu toplumun her kesiminde sadece İstanbul’da değil.Benim bildiğim 1 il haricinde 80 ilde gösteri oldu.Ve toplum AKP’ye tepki gösterdi.Galip kim oldu? Gençler oldu. Gezi Parkı’nda yapmak istediklerinin hiç birini yapamadılar.

Haber Eylül : CHP’nin yıllardır tek başına iktiadara gelememesinin sebebi nedir?

Kemal Kılıçdaroğlu : Seçim yasası,askerlerin getirdiği.Bakın unutmamanız gereken birşey var.Bugünkü siyasi partiler yasası 12 eylül askeri darbesinden sonra çıkarılan seçim yasasıdır. %10 seçim barajı 1. partinin lehine çalışıyor.Diğer partilerin aleyhine çalışıyor.Eğer siz Türkiye’de demokrasiyi hakları özgürlükleri savunuyorsanız, Kenan Evren ve arkadaşlarının çıkardıkları yasaları değiştirmek zorundasınız.Darbe yasalarını değiştirmek zorundasınız ama AKP darbe yasalarının arkasına sığınmış durumda.Hem darbe yasalarının arkasına sığınıyor, hem de ben demokrasiyi getirdim diyor.Bu nasıl demokrasi ? O zaman o yasaları değiştireceksin ki ülkeye demokrasi gelsin.% 10 seçim barajı dünyada hiçbir ülkede uygulanmayan seçim barajıdır.Bizim 33 milletvekilimiz şuan AKP’dedir.MHP’de fazla çıkaracaktı.Düşünün oyun %49’unu alıyor. Parlementonun %65’ini.Oysa parlementonun da %49 olması lazım.O askerlerin getirdiği bir yasa.Demokratik olmayan bir yasa.Bunun değişmesi lazım.Bu değişmediği sürece milli irade parlementoya tam yansımıyor.Hem milli irade diyor,hem milli irade hırsızlığı var.Oyu çalıyor.Vatandaş A partisine oy veriyor, B partisi milletvekili çıkartıyor.Onun için bunun değişmesi lazım.

Haber Eylül : Son olarak memleketiniz olan Tunceli’de CHP’nin kaybetmesini neye bağlıyorsunuz?

Orada sol parçalandı.BDP ayrı oldu CHP ayrı oldu birde diğer sol gruplar ayrı bir belediye başkanı adayı çıkardılar.Böyle olunca da oyumuz iyi ama malesef kazanamadık.

10168183_10203181565438371_8255014345819004913_n

                               Hazırlayanlar

Nuri Aytuğ ERDEMİR            –              Burak ONAT