KARIŞTIRILAN İKİLİ: TEORİ VE KANUN

480 views
views

‘’Teoriler ispatlandığında kanun olur.’’ Bu iddiayı eğitim hayatım boyunca sık sık duydum, duymaya devam ediyorum ve muhtemelen uzunca bir süre daha duymaya devam edeceğim. İşte beni tam da bu nokta rahatsız ediyor ki zaten bu yazıyı da bu sebeple yazıyorum. Neden mi? Çünkü ‘’Teoriler ispatlandığında kanun olur.’’ iddiası asılsız bir iddiadır, mittir. Halk arasında dolanan yanlış bilgilerin benim gibi bilime, akılcılığa inanan bir insanı rahatsız ediyor oluşu gayet normal bir durumdur ancak rahatsız olmak yetmez, yanlışları düzeltmek gerekir.

Öyleyse başlayalım. Öncelikle bilimi bilim yapan, onun akılcı, evrensel olmasını sağlayan temel bir yöntemi anlamaya çalışarak işe başlayalım. Bilimsel Yöntem! Teoriyi, kanunu anlayabilmenin yolu bilimsel yöntemi anlamaktan geçer. Peki, nedir bu bilimsel yöntem?

Bilimsel yöntemi farklı cümlelerle açıklayabiliriz. Bu noktada bir tanım vermenin faydalı olacağı kanaatindeyim. Tanım:’’Bilimsel yöntem: Gözlem ve deneylerin bir araya getirilmesi ile yasa, hipotez ve kuramların(teori) formülleştirilmesidir.’’ Tanım üzerinden örnekleyerek açıklamaya çalışacağım. Örneğin doğada gerçekleşen bir durumu, olayı bilimsel olarak açıklamaya çalıştığımızı düşünelim. Bu durumda yapacağımız ilk iş gözlemdir. Üzerinde çalıştığımız durumu, olayı çeşitli şekillerde gözlemler, anlamaya çalışırız. Gözlem sürecini tamamladıktan sonra gözlemlediğimiz olayı, durumu çeşitli şekillerde açıkladığını düşündüğümüz varsayımlar ortaya koyarız ki bu varsayımlara aynı zamanda hipotez denir. Bu varsayımlarımızı çokça testten geçirmek zorundayız çünkü amacımız gözlemlediğimiz olayı, durumu en iyi şekilde açıklamaya çalışmaktır. Burada elbette deneye başvurmak kanıtlar açısından önemli olacaktır. Eğer hipotezlerimiz yaptığımız kapsamlı onca testten sonra yanlış çıkmışsa başa dönüp yeni bir hipotez ortaya atmalıyız. Varsayımlarımız yanlış çıkmadı mı? Devam edelim. Yaptığımız testleri, deneyleri başarıyla geçen hipotezlerimizi düzenli, anlaşılır bir biçimde ortaya koyduğumuzda önümüze yeni bir kavram çıkacaktır. Teori.

Buraya kadar konunun biraz sıkıcı gelmiş olabileceğinin farkındayım ancak biraz sabredin ve okumaya devam edin, güzel sonlanacak. Ayrıca siz okurları sıkmamak adına bir üst paragrafta anlattıklarımın basit bir görselini vereceğim oradan da takip edebilirsiniz.

Bilimsel yöntemden bahsetmeye çalıştım ve bilimsel yöntemin son basamağı olan teorilere geldik. Burada önemli olan bir noktayı hatırlatmadan geçemeyeceğim. Sandığımız gibi teoriler hiç de öyle kanıtlanmamış, geliştirilmemiş bilgi bütünleri değildir. Dikkat ederseniz teoriye ulaşana kadar gözlemler yaptık, deneylere başvurduk, testlerden geçtik… Yani kanıtlarla ilerledik ve evrensel olan kişiselliğe yer vermeyen verileri kullandık. Sanılanı aksine teoriler basit bilgi bütünleri değil kanıtlanmış, kabul edilmiş hipotezler bütünüdür.

Peki, bir teori sonsuza kadar aynı mı kalır? Elbette hayır! Teoriler zaman geçtikçe, insanlığın bilgi dağarcığı genişledikçe gelişebilir. Öyle düşündüğümüz gibi bir teoriyi yalnızca bir bilim insanı da geliştirmez. Farklı ülkelerden onlarca, yüzlerce hatta binlerce bilim insanı bir teoriyi geliştirmek için uğraşabilirler. Bilimin güzel tarafı tam da burasıdır. Akılcıdır, evrenseldir, kanıtlara dayanır.

Kanunlar tüm bu anlattıklarımızın neresinde? Kanunlar birer bilimsel veridirler. Olayların, durumların nasıl işlediğine dair bilgi vermezler. Kanunlar yalnızca olayın, durumun kendisidir. Gelin o çok tartışılan evrim üzerinden gidelim.

Sanılanın aksine evrim yalnızca bir teori değildir. Evrim aynı zamanda bir doğa kanunudur(yasa). Yani biz istesek de istemesek de evrim doğada olan bir yasadır hep vardır ve var olmaya devam edecektir. İşte burada lütfen dikkatlice okumaya devam ediniz. Bir doğa yasası olan evrimin nasıl işlediğini, mekanizmalarını anlatan bilgiler bütününe evrim teorisi denir. Evrim teorisi de diğer tüm teoriler gibi zamanla gelişebilir ki gelişmektedir de.

İşin özüne gelelim. Teoriler kanunları açıklayan bilgi bütünleridir(yasaları açıklarlar). Teoriler zaten bilimsel yöntem gereği gelişerek yasalara dönüşemezler, dönüşemedikleri için de yanlış oldukları düşünülemez. Örneğin, evrim teorisi yalnızca bir teoridir ve daima öyle kalacaktır. Aynı şekilde evrim de hep bir doğa yasası olarak kalacaktır.

Elimden geldiğinde bir yanlışı düzeltmeye, açıklamaya çalıştım. Umarım faydalı, açıklayıcı olmuştur. Bilimle kalın, sevgiyle kalın!

Yılmaz Can DERDİYOK

Kaynaklar:

 

 

İletişim: ycderdiyok@gmail.com