İtalya’daki La Turchia

1.376 views
views

Moena, İtalya’da Trentino bölgesinde Fascia Vadisi’nde yer alan en büyük komündür. Nüfusun büyük bir kısmı  Ladin Dili’ni konuşmaktadır. Gotik mimari yapısıyla San Vigillo Kilisesi ve 18.yüzyılda Valentino Rovisi’nin resim eserleri, San Valfongo Kilisesi, 15.yüzyıldan kalma freskler ve Giovanni Guadagnini tarafından yapılmış barok tarzındaki iç kaplamalar Moena’da bilinen belli başlı tarihi eserlerdir. Fakat burada dikkatleri en çok çeken şey Moena Köyü’dür.

Moena Köyü, Kuzey İtalya’da Avusturya sınırına çok yakın bir yerde bulunan İtalyan köyüdür. Alp Dağları’ nın en ücra köşesinde, Avusturya sınırında yer alan köy, günümüzde bir kayak merkezi olarak tanınmaktadır.  Ne gariptir ki  halk, bölgenin adı sorulduğunda “La Turchia“ yani “Türkiye“ cevabını vermektedir. Oysa halk türkçe tek bir kelime dahi bilmemektedir ve Türkiye’yi daha önce hiç görmemiştir.  Ayrıca Moena halkı, kendilerinin Türk olduklarını iddia etmektedir. Peki  Moena halkının Türkiye’ye olan bu bağlılığının sebebi nedir ?

1683’te Viyana Kuşatması sırasında bir Osmanlı askeri yaralanır ve İtalya’da küçük bir kasabaya sığınır. Ölümle burun buruna kalan bu Yeniçeri askeri İtalya’nın yardımsever halkı tarafından tedavi edilir. Halk, bu Türk askerini öyle sevmiştir ki köyde aşık olduğu bir kızla evlenmesine izin verilir. Ve asker, daha sonrasında da sığınmak için geldiği bu köyde yaşamaya devam eder. Bu sırada köy, yönetimin halktan istediği vergi ve baskılara maruz kalmıştır. Halkın, adını “ EI Turco ” olarak belirlediği Türk askeri de bu haksızlığa karşı çıkarak köy halkına liderlik eder ve yönetime karşı isyan eder. Halka ok ve yay yapımını, ateşli silahları, savaşla ilgili bildiği tüm teknikleri öğretir. Bu isyan neticesinde baskılardan kurtulan Moena Köyü, minnettar kaldığı, bağrına bastığı Osmanlı Askeri’ni artık lider olarak görmeye ve ona saygı duymaya başlar.

EI Turco kendini ve Türk adetlerini o kadar sevdirmiştir ki Moena halkı askerin  yalnız büstünü yaptırmakla kalmamış 332 yıldır Türk geleneklerini sürdürmeye de devam etmişlerdir. Moena halkı kahraman olarak gördükleri askerin anısına her yıl ağustos ayının ilk haftası  Moena Türk Festivali düzenlemektedir. Festival kapsamında hemen her evin penceresinden Türk bayrakları sarkıtılmaktadır. Türk kültürünü hatırlatmak amacıyla temsili sultan, harem kadınları ve yeniçeriler bir araya gelerek karnaval düzenlemektedirler. Kadınlar gösterilerde başörtülü, şalvarlı, uçları yukarıya doğru kıvrık pabuçları ile Türk kadınını temsil ederken, erkekler de bıyık bırakarak, kılıçlı sultan, vezir ve gazi kılığına girerek Türk erkeğini temsil ederler. Çocuklara ise Türk bayrağından yapılan kıyafetler giydirilir, gençler yeniçeri kıyafetleriyle köyde volta atar ve köyün en yaşlısı sultan kıyafetleri giyerek Osmanlı hükümdarını sembolize eder. Yeniçeri askerinin büstünün de bulunduğu meydanda festival iki gün sürer.  Ve festival  dönemi boyunca Türk subayının büstünden oluşan çeşme ziyaretçi akınına uğrar.

Kültür sürekli genişleyen ve her kuşağın, bir önceki kuşaktan devralarak bazı unsurlar ekleyerek veya kaybederek bir sonraki kuşağa aktardığı örf, adet, ahlak, din vb. kuralların bütünüdür. Popüler kültür ise, yöneten sınıfların kültürel değerleri ve gelenekleri, egemen ideolojileri doğrultusunda yeni formüller biçiminde yansıtarak yarattıkları bağımlı bireylere sundukları kültürdür. Günümüz toplumuna baktığımızda bizi açıklayan tanım popüler kültürdür. Popüler kültür hayatımızı bir hegemonya altına almıştır. Giyim, yiyecek, teknoloji gibi konuların hemen hepsi popüler kültürün etkisindedir. Bireylerin hayat tarzları örf ve adetleri ile şekillenirken, popüler kültür sebebiyle örf ve adetlerden kopuş gerçekleşmiştir. Bu nedenle Moena Köyü bir şeylerin farkına varılabilmesi açısından önemli bir örnektir. Çünkü bizim unuttuğumuz bir çok gelenek, görenek, örf ve adet bu köyde hayat bulmaktadır. Popüler kültür  ile kaybetmeyi göze aldığımız değerlerimize İtalyanların sahip çıkması ne kadar da yüz kızartıcı bir durum.

Tarih boyunca kültürlerine sahip çıkamayan devletler, çoğu zaman başka devletlerin kültürel egemenliği altına girip asimile olmuşlardır.  Böyle devam ederse asimile olmamız çok yakındır…