İnsan Yanlış Yerden Hayata Başlamışsa, Neyi Tutsa Elinde Kalıyordu

1.428 views
views

İnci Aral 27 Kasım 1944’de Denizli’de doğdu. Orman mühendisi olan babası Şahabettin Aral’ın görevi nedeniyle İnci Aral, dokuz yaşına kadar Denizli, Niksar, Bolu, Karadeniz Ereğli ve Manisa gibi değişik kentlerde yaşadı. Şahabettin Aral, 1950’li yıllarda devlet memurunun geçim şartları zor olsa da düzenli olarak eve kitap, dergi (Bütün Dünya, Bütün Türkiye) alma alışkanlığına sahip biridir. Bu alışkanlık, İnci Aral’a, ilkokul çağına gelene dek kitabın insan için en temel gereksinim olduğunu öğretir. İnci Aral,ilkokula 1950 yılında Bolu’da başlar. Okumayı söker sökmez, oturdukları iki katlı, ahşap evin tavan arasında bir hazine keşfeder. Ev sahibinin eski eşyalarının bulunduğu çatı arasında birkaç koca sandık dolusu kitap ve dergiden Arı Maya’nın Maceraları ve Sihirbaz Mandreke ciltlerini büyük bir iştahla okur.

Şahabettin Aral’ın görevi nedeniyle Aral ailesi, 1952 yılında yine Manisa’ya taşınır. Manisa’da Rumlardan kalma, tek katlı, bahçe içinde bir evde otururlar. Manisa’ya yerleştikten sonra baba Aral’ın sağ yanında hafif bir felç ortaya çıkar, dili peltekleşir ve baston kullanmaya baslar. Genç yaşta böylesi bir duruma düşmesi Şahabettin Aral’ın psikolojisini bozar. Bir gün, evde sadece küçük kızı İnci varken intihara kalkışır. İnci Aral, babasının bu intihar (1952) girişimini, otuz üç yıl sonra (Aralık 1984) Buluşma adlı öyküsünde anlatacaktır. Aral’ın birçok öyküsünde, intihar eden kadın ve erkeklerin olduğu görülür. 8 yaşında babasının intiharı, 11 yaşında annesinin ölümü, yazarın hayatı boyunca besleneceği dramların, travmaların başlangıcı ve devamı olur.

Maddi ve manevi olarak ruhundaki göçe dayanamayan yazar on üç yaşında, intihar girişiminde bulunur. Kendini köprüden aşağı atar… Yazar bu olayı ”Olumsuz” adlı öyküsünde kaleme almıştır. İnci Aral kitaplarının özellikle de öykülerinin çoğunda yaşadığı çocukluk dramlarından çok beslenmiştir. Ebeveynlerin kaybı, göç, ruh boşlukları, yazarın öz yaşamı yapıtlarında çokça yer alır. İlk öyküsü Haziranlarda Ocak 1977’de Türk Dili dergisinde yayımlanır.İnci Aral, hikâyelerin de çıkış noktası olarak insanı, özellikle de kadınları ele alır. Yazar, insanı; sosyal çevre, psikolojik derinlik, tarihi atmosfer, sanat anlayışı, ölüm, aşk düşüncesiyle birlikte verir, hikâyelerinin iç derinliğini bunlarla sağlar.

Kitaplardaki karakterleri Türkiye’nin siyasi ve sosyo-ekonomik yapısı içerisinde ele almaktadır İnci Aral. Bu yönüyle yazarın kaleminden çıkan başyapıtlarda, Türkiye’nin içerisinde bulunduğu yapının etkisini, karakterlerin düşünce ve davranışlarında görmek mümkündür. Diyebiliriz ki; İnci Aral’ın eserleri, toplumun yaşantısına ayna tutan ve bunu en iyi şekilde yansıtan eserlerdir. İnci Aral’ın hikayelerinin bir diğer ve en önemli özelliği, yaşamının bir yansıması olmasıdır. Bu anlamda yazar, yaşadığını yazan; yazdığını yaşayan bir sanatçıdır.

  ESERLERİ

 Öykü

  • Ağda Zamanı (1980)
  • Kıran Resimleri (1983)
  • Uykusuzlar (1984)
  • Sevginin Eşsiz Kışı (1986)
  • Gölgede Kırk Derece (2003)
  • Anlar İzler Tutkular (2003)
  • Ruhumu Öpmeyi Unuttun (2006)
  • Unutmak (2008)

   Roman

  • Ölü Erkek Kuşlar (1992) – Yunus Nadi Ödülü
  • Yeni Yalan Zamanlar (1994)
  • Hiçbir Aşk Hiçbir Ölüm (1997)
  • İçimden Kuşlar Göçüyor (1998)
  • Mor (2002) – Orhan Kemal Roman Armağanı
  • Taş ve Ten (2005)
  • Safran Sarı (2007)
  • Sadakat (2010)
  • Şarkını Söylediğin Zaman (2011)
  • Unutmak (2009)     

inciaral2

NE DEDİLER

                Gülseren Özdemir

           ”Edebiyat dünyasına 1970’li yılların sonunda giren; öykü, deneme, roman türünde olmak üzere toplam on sekiz eser ortaya koyan İnci Aral’ın romanları klâsik ve geleneksel anlatım tekniklerinden uzaktır. Onu zaman zaman postmodern özellikler gösteren modernist bir yazar olarak kabul etmek mümkündür. İnci Enginün, Aral’ın postmodern romanın en iyi örneklerini veren bir yazar olarak göründüğünü, özellikle “Yeni Yalan Zamanlar”ın bu açıdan daha fazla söz edilmeyi hak eden bir roman olduğunu söyler. Ne edebiyatı bir propaganda aracı olarak gören ve gerçekliği olduğu gibi edebiyata yansıtmayı amaçlayan sosyalist sanatçıların anlayışlarını, ne de hiçbir gerçekliği anlatma çabası olmayan postmodernistlerin içeriksiz edebiyat yapma anlayışlarını benimseyen İnci Aral; hem iç hem de dış gerçeklere ışık tutacak, estetik düzeyi yüksek romanlar ortaya koyar. Entelektüel, siyasî, sosyal ve edebî şartların ürünü olan eserlerinin bazılarında postmodern tekniklerden zaman zaman yararlanır. Romanlarından “Ölü Erkek Kuşlar” ve özellikle “Yeni Yalan Zamanlar (Yeşil)”de bu teknikler daha fazla görülür. Ancak yazar; yalnızca “Yeni Yalan Zamanlar”ın postmodern olarak nitelenebileceğini, onu da bu tarz eser vermenin zor olmadığını, bunun bir tercih meselesi olduğunu, postmodern bir metnin ille de içeriksiz olması gerekmediğini göstermek için yazdığını; üstelik romanının bu tarzdan ayrılan yönleri de olduğunu söyler. ” (Tez. Ege Ün.)

               Ömer Türkeş

            “İnci Aral’ın kadınlarını sarmalayan meseleler, “kadını anlatan” yazarların tektipleşmiş kadınlarının bunalımlarından kolayca ayırt edilir. Hikaye ve romanlarındaki asıl eksen kadınlar ve kadın sorunları da değildir aslında; bir kadını anlatırken bir erkeği de anlatmanın zorunluluğunun, bireyin –kendi özel serüvenini yaşarken- içinde bulunduğu toplumdan, zamandan ve mekandan yalıtılmış biçimde var olamayacağının farkındadır Aral. Tam da bu nedenle kişi ve karakterlerini birbirleriyle ilişkileri içinde ele almış, kadınlar kadar erkekleri de yerleştirmiştir anlatısının merkezine. Yazarın merceğinden kırılan ilişkilerin karakteristiği ilişkisizlik ya da iletişimsizliktir. Hemen ekleyeyim; İnci Aral’ın insanları sevgi yada aşk yoksunluğundan değil, bu tarihsel / toplumsal konjonktürün getirdiği sorunların, tüketim kültürünün, kendilerini çevreleyen geleneksel ahlak ve değerlerin üstesinden gelemedikleri için düşerler iletişimsizliğe. Sorunun en yakıcı biçimde yaşandığı kurum ise evliliklerdir.”

Kaynaklar:

http://blog.milliyet.com.tr/-sen-duslerimin-aynasisin–sevginin-essiz-kisi–inci-aral/Blog/?BlogNo=407316

http://www.inciaral.net/ne_dediler.html