Genel Seçimin Kazananı Demokrasi

697 views
views

12 Haziran 2011 seçimlerinde %49.53 oyla tek başına 3.kez iktidar olan AKP; 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde %40.87 oy alarak bu istikrarını sürdüremedi ve Türkiye’de yeniden koalisyon hükümeti arayışları gündeme geldi.

7 Haziran seçimlerinin partilere göre dağılımı şöyle gerçekleşti:

AKP %40.87, CHP %24.95, MHP %16.29, HDP %13.12 ve Diğer ise %4.77.

Seçimde bağımsız olarak değil de parti olarak girerek büyük risk alan Halkların Demokratik Partisi barajı aşıp %13.12 oyla meclise 4. Parti olarak girmeyi başardı. Tüm illerde oylarını arttırmayı başaran HDP, AKP ve CHP seçmenlerinden de oy alarak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sinyallerinin verdiği %10u aşarak 80 milletvekiline ulaştı ve MHP ile eşit sayıda milletvekili ile mecliste temsil imkanı bulmuş oldu. HDP’nin diğer partilerden gelen oylar için ‘emanet oy’ demesi de diğer partilerden azalan oranların ve özgürlük eşitlik gibi vaatlerin HDP’ye doğru bir aktarımın olduğunu somutlar nitelikte.

Ayrıca AKP’nin 258 milletvekili ile tek başına iktidar olamaması da dış basında büyük ses getirdi. New York Times seçim sonuçlarını değerlendirdiği haberinde şu yorumlara yer verdi:

“Türk seçmenler Pazar günkü seçimde demokrasiye olan bağlılıklarını bir kez daha gösterdi. Seçmenlerin yüzde 86’sından fazlası oy kullandı. Bu oran 2012’de düzenlenen ABD seçimlerindeki katılım oranı yüzde 57’nin çok ötesindeydi. Türkler, açıkça giderek otoriterleşen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daha fazla güç toplamasına izin vermeyeceğini açıkça belirtmiş oldu. Bunu da Erdoğan’ın partisinin mecliste çoğunluk sağlamasına engel olarak ve Kürt azınlığı temsil eden partiye ciddi oranda oy vererek yaptı.

Bu, şu an koalisyon hükümeti kurulmasını sağlama göreviyle karşı karşıya olan Sayın Erdoğan için açık bir ders oldu. Seçimleri kendi hakkındaki bir referanduma çevirdi ve her ne kadar hem cumhurbaşkanı hem de ülkenin en dişli siyasetçisi olarak kalsa da, sonunda ciddi yara aldı.”

7_Haziran_secimleri_icin_74_milyon_oy_pusulasi_basilacak

Ortaya çıkan tabloya göre koalisyona gidilecek. Ancak koalisyonda yer alan partilerin kim olacağı tartışma konusu. Daha seçim sonuçlarının belli olduğu akşam konuşan liderler AKP ile koalisyon yapmaya mesafeli durduklarını açıkladılar. Dışarıdan desteklenen koalisyon düşünceleri ya da azınlık hükümeti tasarıları da konuşulan konular arasında yerini aldı.

Koalisyonun uzun süreli gitmeyeceğini düşünen hukukçuların ya da araştırmacıların yorumlarına göre de erken seçim er ya da geç kaçınılmaz bir son olarak karşımızda duruyor.

Meclis başkanı geçici olarak Deniz Baykal olacak ve sonrasında seçilecek meclis başkanı için uzlaşı içine girmek zorunda kalacak partiler, olası bir koalisyon için bir araya gelecek partilerin kimler olacağını ortaya koyacak.

AKP’nin 4 sene içinde kaybettiği oylarda Gezi Olayları’nın, kadına şiddet ve kadın cinayetlerinin artmasının, bireylerin kişisel sınırlarının ihlal edilmesinin, sert ve ötekileştirici politikaların yanı sıra, etnik ve dini kimlik siyaseti sonucu kaos ortamının oluşması ve artan enflasyonun yoksulluğu körüklemesi, işsizliğin artması gibi sosyo-ekonomik faktörlerin etkisi olduğunu söylemek mümkün. MHP’nin ise Kürt siyaseti ve CHP ile yarıştığı ekonomik vaatleri sonucu oyların ana muhalefet olmasına yetemediği ama bir miktar yükselişi görülmekte. CHP de ise alevi ve Kürtler’in oyları dışında radikal sol ya da sosyal demokratların oyları AKP’nin tek başına iktidar olmasını önlemek ya da daha gerçekçi bulunan vaatlerden dolayı HDP’ye kaymış durumda.

HDP’nin ise gençlerden aldıkları oyların ve barajın altında kalıp temsil edilemeyen bir çok partinin oylarını HDP’ye yönlendirmesi ile bu sonuca ulaştığı analiz edilmekte.

AKP’nin, Cumhurbaşkanı’nın yönlendirmelerinden bağımsız hareket yeteneğinin kısıtlı olması ve Tayyip Erdoğan’ın parlamenter sistemde yer alan bir Cumhurbaşkanından çok bir Başkan ya da Yarı Başkan şeklinde yetkileri kullanması da ‘tekçi’ bir yönetime mi gidiliyor endişelerini su yüzüne çıkarmışken koalisyon mekanizmasıyla denge ve kontrol altına alınması yönünde atılan bu adım anketlerden ve aydın- gazeteci- hukukçu-araştırmacı gibi kesimlerin yorumlarından da anlaşılacağı üzere muhalif kesimde ciddi bir rahatlama yarattı.

Cumhurbaşkanı’nın seçimlerden sonra uzun süre konuşmayıp yazılı beyanda bulunması da sonuçların beklediği gibi olmadığı şeklinde yorumlandı. Başkanlık sistemine karşı seçim sonuçları doğrultusunda mecliste ciddi bir muhalefetin oluşması da bu sessizliğinin nedenleri arasında değerlendirilebilir.

Bundan sonra yaşanacak gelişmeler hem toplumsal hem siyasal hem de ekonomik anlamda takip edilmesi gereken hassas bir süreci de beraberinde getirmektedir.

Burcu KESKİN

http://www.beyazgundem.com/Politika/Deniz-Baykal-gecici-Meclis-baskanligi-yapacak.html

http://www.egedesonsoz.com/haber/New-York-Times-secim-sonuclarini-nasil-gordu-/901086

http://tr.wikipedia.org/wiki/2011_Türkiye_genel_seçimleri

http://t24.com.tr/genel-secim-2015/

http://t24.com.tr/haber/10-maddede-baraji-yikan-kilometre-taslari,299249