Dünün İşi Yarına Kalmadı

1.299 views
views

Hayatta her zaman bir hedeflerimiz olmuştur mesleğimize dair.  Kimimiz marangoz, kimimiz doktor, öğretmen… Bizi en çok anlatan mesleği seçmeye ve o yönde kendimizi geliştirmeye çalışırız. Peki, geçmiş bir dönemde yaşıyor olsaydık ne tür meslekler seçebilirdik? Günümüzde unutulmuş, ihtiyaç azalmış, değişen çağa ayak uyduramamış meslekler neler?

Hasırcılık; Kurumuş bitki sapları ve saz gövdelerinin birbirine geçirilmesiyle örülen, genellikle taban döşemesi bazen duvar ve tavan kaplaması olarak kullanılan bir cins yaygıdır. Günümüzde sadece kırsal kesimlerde nadiren görülmektedir.

Esansçılık: İki kapaklı dört tarafı cam bir kutu içine yerleştirilmiş küçük şişelerde esans satma işidir. Esansçılar genellikle köy, kasaba ve şehirlerin pazar yerlerinde, kahvehane, lokanta gibi toplu yasama mekânlarında dolaşır; belli ücret karşılığında bir miktar esansı bir enjektör aracılığıyla müşterilerin üzerine püskürtürlerdi. Esansçılığın dev bir sektöre dönüştüğü günümüzde, eski tip esanslara ve esansçılara çok az rastlanmaktadır.

Zembilcilik: Hasırdan ya da sazdan örülerek yapılmış kulplu torbaya zembil denir. Selçuklular’ ın ve Osmanlılar’ ın günlük hayatında zembil eşyalarının büyük önemi vardı. Sanayileşmenin gelişmesiyle birlikte zembil eşyaların günlük hayat içindeki önemi büyük ölçüde kaybolmuştur. Bugün zembil eşyaları, daha çok kentlerin varoşlarında ve kırsal kesimde üretilmekte ve kullanılmaktadır.

Çömlekçilik: Çömlek, topraktan yapılan ve pişirilerek sağlamlaştırılan kap, tenceredir. Çömlekçilik, Anadolu’ da cilalı taş devrinden beri bilinmektedir. Özellikle Mersin, Çatalhöyük, Hacılar, Kültepe ve Boğazköy çömlekleriyle ünlüdür. Günümüzde bilinen en eski çanak çömlek örnekleri, Anadolu’ da Çatalhöyük’ te ele geçen ve yaklaşık 9000 yıl önceye ait seramiklerdir. 12.yy’ da Ortadoğu’ da İslam çanak çömlekçileri sır maddesini kil hamuruyla karıştırıp saydam yumuşak porselen yapımını denemişlerdir. Günümüzde genelde sadece hobi olarak yapılmaktadır.

Mestçi; Kundura ya da pabucun içine giyilen yumuşak ayakkabıya mest denirdi. Değişik türleri vardı. Devenin ayak derisinden yapılanına deve mesti, yandan kopçalısına serhatlı mest denirdi. İç mekânların temiz tutulması, mest giymeyi gerektiriyordu. Mestçi esnafı ayak ölçüsüne göre çalışırlardı.

Bezzaz; Bugünkü manifaturacıların karşılığı olarak, bez ve kumaş satan esnafa bezzaz, çarşılarına Bezzazistan denirdi. Halk ağzında zamanla “badastan” ya da “bedesten”e dönüşmüştü. Kıymetli kumaş satanlara “üstü feci”, “dibacı”, “kadifeci”, “atlasçı” denirdi. Bez ticareti, 19. yüzyılda büyük ölçüde İngiliz üreticilerin eline geçti.

Kalaycılık; Günümüzde çelik, seramik tencerelerin kullanımının yaygınlaşması ile unutulan mesleklerimizdendir.

Süpürgecilik; Trakya da geçmişte insanların en önemli geçim kaynaklarından olan süpürgecilik mesleği, yeni ustaların bulunmaması nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya kalmakta.

Teknolojinin ilerleyişi ve hayatımızın içinde biranda belirmesi ile bu meslekler azalmış hatta unutulmuştur. Büyük ihtimalle bir nesil sonra şu anımızın en gözde meslekleri de bu unutulan mesleklerin arasında yerini alacak.