Çin’de Neler Oluyor

637 views
views

Asya borsalarında kayıplar yüzde 5’leri aşarken, Çin’in Şangay borsasında düşüş yüzde 15’lere yaklaşarak tüm borsalara öncülük etti. Asya’da başlayan dalga Avrupa ve ABD’ye de yayılıyor.

Londra ve Frankfurt borsalarında kayıplar yüzde 5’leri aşarken, ABD’de Dow Jones endeksi yüzde 6,5 değer kaybetti ve sonrasında ani toparlanma hareketleriyle %9 civarlarında yükseliş yaşandı. Sadece bir günlük satış dalgasıyla küresel hisse piyasalarında yüzlerce milyar dolarlık kayıp yaşandı.

Peki Çin’de ne oldu da piyasalar dünya çapında büyük bir satış baskısı altında kaldı? Çin ekonomisi uzun süredir ‘küresel ekonominin lokomotifi’ olarak anılıyordu.

Uluslararası Para Fonu (IMF), 2008 küresel krizine kadar yılda ortalama yüzde 10,5 büyüyen dünyanın bu en kalabalık ülkesinin 2014 itibarıyla ABD’den daha büyük bir ekonomi haline geldiğini duyurmuştu.

Çin’in dünyanın en büyük ekonomisi haline gelmesi, ülkede yaşanan sorunların başta diğer Asya ülkeleri olmak üzere tüm dünyaya ihraç edilmesi anlamına geliyor.

2008 küresel krizine kadar Çin ekonomisi, 1980’li yıllarda oluşturulan bir gelenekle ihracat odaklı büyümeye dayalıydı.

‘Çin malı’ kavramı tüm dünyada yer ederken, Dünya Bankası verilerine göre ülkenin milli gelirinin dörtte birini ihracat oluşturuyordu. Yine Dünya Bankası verilerine göre 2014’te 2,3 trilyon dolar ihracat yapan Çin, küresel ihracatın yüzde 13’ünü gerçekleştirerek en yakın rakibi ABD’ye 700 milyar dolar fark atmıştı.

Ancak 2008 ekonomik krizinin ardından başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere gelişmiş ülkelerde büyümelerin yavaşlaması, Çin ihracatına olan talebi de azalttı.

Çin ekonomi yönetiminin geliştirdiği çözüm ise büyümenin eksenini ihracat olarak korumakla birlikte, iç talebe ve yatırımlara daha fazla ağırlık vermek şeklinde oldu.

Yapılan düzenlemelerle Çin bankalarının daha fazla kredi kullandırması önündeki engeller bir bir kaldırıldı. Çin etkisiyle oluşan talep açığı, petrolden bakıra, tüm emtia fiyatlarında gerilemeye yol açınca, Çin’in sorunları başka bir koldan daha ülke sınırları dışına taştı ve Rusya gibi petrol ihraç eden ülkelerin gelirleri azalıp ekonomileri zora girdi.

Son 12 yılın en düşük fiyat seviyesine gelen petrol ile birlikte Çin borsasında satışlar hızlandı ve borsa arka arkaya işleme kapatıldı. Ocak ayının başında yaşanan %15’lere varan düşüş üç kez borsanın işleme kapanmasına neden oldu.

Küresel ekonomik güç konumunda hala ABD görünse de geriden geriye gelen çok büyük bir Çin ekonomisi var. ABD’deki ekonomi balonu 2008 kriziyle birlikte gün yüzüne çıktı ve etkisi tüm dünyaya yayılmıştı.

Kriz ile birlikte bir çok firma ya battı ya da el değiştirdi. ABD’deki şirketlerin ortadan kaybolmasıyla Çin pazarı birden eline aldı ve Çin ekonomisi %10’ları aşan büyümeler kaydetti. Şuan için bir çok ekonomist hala ekonomik güç ABD dese de Çin artık dizginleri eline aldı.

Dizginleri eline alan Çin için bir çok ülke gizliden gizliye bir şeyler yapıp Çin ekonomisine çomak sokmaya çalışıyor.

Sonuç itibariyle son 20-30 yılda hızla büyüyen Çin bazı büyük patronların gözüne battı ve gereken işlemlerin yapılması için emirlerini vermişlerdi. Bunun en büyük kanıtı FED’in faiz artışana gitmesidir. (Bu konuyla ilgili geçen ay ve daha önceki yazılarımda bulabilirsiniz)