Boş Yazı

694 views
views

Köşe yazmak, edebi olarak incelendiğinde, köşe yazarlarının dergi, gazete, internet sitesindeki, kendilerine ayrılmış olan belirli bir yerde, subjektif düşüncelerini ve fikirlerini paylaşımı olarak değerlendirilir.

Türkiye’de basın ve medya taraflar (yandaş, muhalif, özgür) arasında paylaşıldığından beri, köşe yazarları köşelerini günlük güncel sorunlara, fikir hassasiyetlerince yorum getirmeye gayret etmektedirler.

Fakat Türkiye köşe yazmaya, hele bu kamplaşmış medyanın köşe yazarlığı vasıflarını taşımaya müsait olmadığı bir ülke olmuştur.

Bir ülkede;

Belli bölgelerin sokaklarında, çatışma ortasında, yaralanan, sakatlanan, ölen çocuklar varsa,

Okullar, ibadethaneler, araçlar yakılıyorsa,

Öğrenci harçlığını çıkarmak için çalıştığı muhtelif yerlerde gencecik insanlar yaşamlarını yitiriyorsa,

Kadın ve çocuklar öldürülmedikleri takdirde cinsel istismara ve tecavüze maruz bırakılıyorsa,

Çatışma haberlerinin arttığı bölgede göç olayları meydana geliyor yerli mülteci dramı yaşanıyorsa,

Öğretmenler okullardan alıkonuyorsa,

Şehir ortalarında meydana gelen patlamalarda yüzlerce beden parçalanıyorsa,

Daha kötüsü koskoca bir toplum bu ölümlere vs alışıyorsa,

Bir tarafta ölümler, göçler kol gezerken bir yandan tv programlarının pek çoğunda lüks hayatın, sosyetenin, ortalama gelir düzeyinin çok üzerinde yaşam standartlarına sahip insanların maceralarını anlatan entrika dolu diziler reyting rekoruna koşuyor ise,

Bu reytingi oluşturan koskoca güruh okumuyor, araştırmıyor, bilgilenmiyor ve bunlara çaba harcamıyorsa,

Teknoloji adı altında mekanik bir çılgınlık baş gösteriyorsa,

Üniversiteleri, arsaları çok büyük oraya dört tane ‘apartman modunda’ üniversite yapılabilir diye eleştiriyorsa,

300 üzerinde madenciye mezar olan Soma Madenleri Davasında sorumluluklarından şüphelenen insanlar serbest bırakılıyorsa,

Erken evlilik, yasadışı evlilikle ortadoğu ve diğer ‘gelişmemiş’ ülkeler ile bir yarış söz konusu ise,

Uyuşturucu, sigara, alkol kullanımı yaşı 12,5’a kadar geriledi ise,

Bu nesle bir şey öğretmeyi meslek edinmiş mezunlar atanamıyorsa,

Eğitime yapılan yıllık harcama da ‘gelişmiş’ dünya ülkelerine gıpta ile bakılıyorsa,

Sırf maaş almak ailesini, kendisini zor durumda bırakmamak adına devlet kadrolarında polis, asker olarak sözleşmeli görevlerini yapmaya çalışan öğretmen, mühendisler can veriyorsa,

Milletvekili maaşlarına %100 zammı oylatan siyasi iradelerin, mevzu asgari ücrete yöneldiğinde sessiz kalmış durumu hasıl olmuşsa,

Komşuları ile huzursuzluklar ayyuka çıkmış ve bunu destekleyen bir kalabalık mevcutsa,

Şair, yazar, düşünür ve gazetecilerini susturmak alışkanlık haline gelmiş ise,

Tüm bunlar aynen bu şekilde ”laf” ile eleştirebiliyorsa,

O ülkede köşe yazılmaz!
Tüm yazılar boşa yazılır.