GÜNCEL

Bitik Bir Dimokratia

Demokrasi-nasıl-bir-yönetim-şekli-Daha-iyisi-var-mı

 

 

 

   29 Ekim Cumhuriyet bayramı ve hemen sonrasında ki 1 Kasım seçimlerine sayılı günler kala bir konuda düşünür oldum; bu ülke demokrasi’de neredeydi ve şimdi nerede ?

 

Çok partili yaşama teoride 1945 ve fiilen 1950 yılında geçen bu şahane coğrafya acaba bu demokrasiye geçiş sürecini doğru algılayabildi mi ya da idrak edebildi de yanlış mı uyguluyor? Daha nice soru aklımda dolaşırken, siyasilerin takınmış oldukları hal ve hareketlere baktıktan sonra ve aynı zamanda ağızlarından düşürmedikleri demokrasi sözcüğüne farklı kılıflar uydurmaları,  günden güne düşünceleri mi daha fazla sorgulamama vesile oldu.

Çoğu kez televizyonlarda ve  gazetelerde demokrasi’ye şu atıflar yapılır; demokrasi kardeşliktir,demokrasi halkın egemenliğidir, demokrasi barıştır, demokrasi insan olabilme sanatıdır… Aslında söylemlerin çoğu gerçekçi, taki bahsedildiği yer Türkiye olunca. Farklı etnikten ve kültürden oluşan büyük bir coğrafya olan şu güzel memleket, her daim bir çukura düşmekten kendini alamadı; kanlı eylemler, baskıcı tutumlar,dibe vuran ekonomi… Sadece ülkenin iç kaynaklı sorunları değil elbet, dış kaynaklı sorunların da zaman zaman ülkenin geleceğini etkilediği ve zor anlar yaşattığı dönemleri hep görmüştür Türkiye. Özellikle bunu çok sıcak bir şekilde hissettiği şu günlerde.

Tekrardan seçime gideceğimiz 1 Kasım’da, temsili demokrasimizin ‘temsili’ olmak dışında, bu ülkede yaşayan her bir vatandaşın içinde gerçek bir demokrasi algısının vuku bulmasını sağlayabilseydik , bu ülke bugün her konuda çok daha verimli ve  çok daha büyük bir ülke olabilirdi.Olmamasının birçok sebebi var; ister zamanın sağ muhafazakar toprak sahiplerinin halk bilinçlenmesinin önüne geçmeye çalışmasından tutunda, ordunun aralıklı olarak ülke yönetimine girip, demokrasiyi sil baştan yapmasına kadar ve son olarak gerçek demokrasilerin vazgeçemediği seküler ya da laik sitemin yönetim pahasına sürekli incitilmesi.Örnekleri çoğaltmak mümkün fakat asıl sorulması gereken, peki nereye kadar ? Demokrasi nedir veya cumhuriyet nedir diye sorarsanız bu ülkenin insanına, alacağınız cevap çok çeşitli olur ama uygulanma safhasında gerçekten yapıldı mı, yapılıyor mu diye düşündüğünü pek sanmıyorum. Hatta ben demokrasiyi yaşamak ve yaşatmak isteyen biri miyim diye kendisini sorguladığı konusunda bile süpheliyim! İstiyoruz ama yapmıyoruz. Hantalız, tembeliz, sorgulamıyoruz, parti anlayışı ve rekabetini, düşman ve savaş  perspektifinde algılayan bir ülkeyiz, her şey biter kazanan her şeyi alır, herkes dağılır.

Aslında demokrasiye gerek var mı diye de sormadan edemiyorum. Gerçek bir demokrasi tüm uygulamalarıyla  insan olabilmenin niteliğini vurgulayan bir sistem.Ama demokrasiden önce insan niyetinin ve karakterinin  iyi niyetli olması( özellikle halkı yöneten tabanın buna ve daha fazlasına sahip olması gerekiyor)demokrasiyi oluşturan ve ayakta tutan olgular.Tabi demokratik bir yaşam alanı bunları daha hızlı aşılar yine de bunlar demokrasiden önce her insanda yeşermesi imkansız olan şeyler değil!

Artık farklı düşünme zamanı geldi de geçiyor.Ülkemizin sergilemiş olduğu bu bitik demokrasi anlayışını daha farklı ,anlamlı ve demokrasinin özüne hitap eden bir demokratik anlayışla ve her bir vatandaşın bunu bir sorumluluk gibi görerek değiştirmesi gerekiyor.

 

About the Author

Cenkay Acar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir