Angus Deaton: Mutluluğun Fiyatını Ölçen Adam

888 views
views

1968’den bu yana İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından verilen Nobel Ekonomi Ödülü geçtiğimiz günlerde sahibini buldu. Ekonomi 2015 Nobel ödülünü Princeton Üniversitesi Woodrow Wilson Okulu Ekonomi ve Uluslararası İlişkiler Profesörü Angus Deaton aldı.

Tüketim, yoksulluk ve refah üzerine yaptığı çalışmalarından ötürü ödüle layık görülen Deaton’ın araştırması, hanelerin harcama verilerinin etkin kullanımının gelir ve günlük alınan besin değeri ya da aile içindeki kadın-erkek eşitsizliğine kadar önemli detaylar gibi pek çok şeye ışık tutabildiğini gösterdi. 2008 yılında yayımlanan “Income, Health, and Well-Being around the World: Evidence from the Gallup World Poll” (Dünyada Gelir, Sağlık ve Refah: Gallup Dünya Anketi’nden elde edilen kanıtlar) adlı araştırmasında Angus Deaton, ‘Acaba mutluluk gerçekten para ile satın alınabilir mi?’ sorusunun yanıtını arıyor. Nobel ödüllü Daniel Kahneman ile birlikte, ‘Günlük yaşamımız için acaba kaç paralık gelirimizin olması bize en fazla mutluluğu getirir’ diye 2008-2009 yıllarında 450 bin Amerikan vatandaşı ile araştırma yaptılar. Araştırma sonucu 75 bin Amerikan Doları yıllık gelirin en fazla günlük yaşamda mutluluğu getirebildiğini, fazlasında ise artık eskisi gibi günlük hayatta mutluluğu artırmadığını belgelediler. Deaton’ın hanelerin harcamaları üzerine yaptığı anketlere odaklanması, kalkınma ekonomisi dalının toplu veriye dayanan teorik bir alandan bireylerin harcama verilerine dayanan ampirik bir alana dönüşümüne yardımcı oldu.

Dünyada fakirliğin ortadan kaldırılabilmesi için Deaton şu öğüdü yapıyor: “Yapabileceğimiz tek şey zorlu-yoksul ülkelerin yoksul olma hallerini durdurmak kendi hükümetlerini kışkırtmaktır. Bu sebeple onları hazırcılığa alıştıran yardımların azaltılması bir çaredir. Zengin ülkelerle ticaret yapabilmeleri ve sübvansiyon politikalarını geliştirebilmeleri için teknik danışmanlık yapılmalıdır. Silah ticareti sınırlanmalıdır. Hastalıklar için daha iyi ilaçlar geliştirilmelidir. Zayıf hükümetleri daha da zayıflatarak fakirlere yardım etmelerini bekleyemeyiz.