EKONOMİ

5. İzmir İktisat Kongresi’nden Notlar

mzl.vpxrffox

gul_ve_erdogandan_izmirde_tarihi_mesajlar13831358460_h1089707

5. İZMİR İKTİSAT KONGRESİ(30 Ekim-1 Kasım)

5. İzmir İktisat Kongresi geçtiğimiz ekim ayının 30’unda başlayıp kasımın 1’inde son buldu. Kongrede ana tema ‘’ Küresel Yeniden Yapılanma Sürecinde Türkiye Ekonomisi’’ olup birçok oturumda bu temanın alt başlıkları tartışıldı.

Kongre Cumhurbaşkanı ve Başbakanın konuşmaları ile açıldı ve ilk oturum Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Dünya Bankası Başkanı Jim Young Kim’in katıldığı ‘’Küresel Ekonomik Gelişmeler Çerçevesinde Türkiye Ekonomisi’’ adlı özel oturum ile gerçekleşti.

5. İzmir İktisat Kongresi başladıBu oturumda gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan Türkiye’nin olumlu-olumsuz yönleri ve yapılması gerekenler konuşuldu. Ekonomi politikasına tavsiye niteliğinde olan görüşleri şöyle sıralayabiliriz:

‘’- Gelişmekte olan ülkeler büyürken GSYH’ da yer alan, ülkenin ortalamasının altında kalan %40’lık kesimin kalitesi artmalı, böylece büyüme ile birlikte aşırı yoksulluk da önlenmeli.

– Enerji ihtiyacı her zaman gerekli olmakta ve kendi enerjimizi üretemediğimiz için dışa bağımlı haldeyiz. Cari açığın yüksek olmasının en büyük nedeni enerji ihtiyacımızı yurtdışı kaynaklı olarak sağlamamızdır.

– Bu nedenle öncelikli olarak tasarruflar artmalı ve bununla beraber cari açık dengelenmeli,

– Tüketimimizin fazla, tasarrufumuzun az olması ve sermaye piyasamızın yeterli olmaması da cari açığın nedenlerinden biridir.

Yüksek tasarruf, AR-Ge ve İnovasyona yönelik markalaşma sonucu ihracatı arttırmalıyız.

İşgücü piyasası için verimli reformlar yapmak,

Kadının işgücüne katılımı sağlamak,

Eğitimin kalitesini arttırmak,

Yapılmaya çalışılan reformlarda sürekliliği sağlamak,

Altyapıya kaynak ayrılarak GSYH’yi arttırmak,

G-20 gibi platformlara destek vermek gibi hamleler yapmalıyız

ABD doları artık zor bulunacak likitide azalıp faiz oranları artacak bizim gibi gelişmekte olan ülkeler buna hazır olmalı.

Kriz öncesine göre daha az bir oranda büyüyoruz gereken önlemleri almalıyız.

Piyasalar kısa vadeli davranıyor. Belirsizliği ortadan kaldırarak piyasaya güven vermeliyiz.

Yatırım araçları üreterek uzun vade de daha faydalı araçlara sahip olmalıyız. Böylece sermayeyi arttırarak piyasayı geliştirmeliyiz.

Tarımda kapalı ve değişik bir sektöre sahibiz verimliliğimiz düşük maliyetimiz yüksek,

Çok sayıda çok küçük tarım işletmeleri var.

Ölçek ekonomisinden faydalanarak tarım arazilerinin bölünmesini engellemeliyiz (miras gibi konulardan ortaya çıkan paylaşım gibi)

Büyük şirketlerin tarıma olan ilgisi yeni başladı bunu devam ettirmeliyiz.

Türkiye için tarım çok önemli sosyal boyutu da mevcut bu nedenle doğru dengeyi bulmalıyız.

Gelir dağılımı ve eğitime olan katılım bunlara bağlı olarak artış gösterecektir.’’

Bu oturumda konuşulan konular bir nevi 5. İzmir İktisat Kongresi’nin özeti oldu. Benzer eleştiriler hemen hemen her oturumda yapıldı ve benzer çözümler sunuldu.

Bazı oturumlar, konu başlıkları ve görüş, eleştiri ve önerilere bakacak olursak:

Oturum 1 : Küresel Yatırımlar ve Türkiye Ekonomisi

5izmiriktisatgenbsk6

’-Kriz sonrasındaki iyileşme sınırlı oldu. Gelişmekte olan ülkelere akış hızlandı. Artık toplamda en yüksek pay gelişmekte olan ülkelerindir.

-2002′ den sonra bir eşik atlandı ancak sonrası gelmedi.

-Türkiye’de doğrudan dış yatırımlarda artış görüldü. ‘Türkiye daha çok nasıl yatırım çekebilir buna bakmalıyız.’

-Türkiye dışarıdan riskli gözüküyor ancak içeride öyle değil. Bu intibahı değiştirmeliyiz.

-Çin yerine Meksika, Endonezya gibi ülkelerle karşılaştırılmalıyız.

-Hızlı, süratli, dinamik ülkeler incelenmeli buradan yararlanarak gerekli iyileştirmeleri yapmalıyız.

-Bir çok alanda yatırım çekmeliyiz sadece enerji yeterli olmaz. Akıllı yatırımlar yapmalıyız.

-Uluslararası doğrudan yatırımları arttırmalıyız.

-Kendi enerjimizi üretmeliyiz.

-Bankacılık reformumuz gibi başarılı reformlar yapmalıyız. Potansiyeli yüksek bir ülkeye sahibiz.

-Ekonomik ve siyasi istikrar sağlandığı zaman yatırımların seviyesinde de artış olur.

-Kendi dinamiklerimizi kullanarak kendi sermayemizle gelişebiliriz. Günümüzde artık sürümden kazanmak yok.

-Uluslararası yatırımların Türkiye’ye gelmesini ve ülkeye katma değer açısından verimliliğini arttırmalıyız.

-Doğrudan yatırım oranlarında ilk 10’u hedefleyen bir ülke için çok aşağıdayız. Bu oranı arttırmalıyız.

-Ekonomik istikrarın korunması ve kayıt dışı ekonomi konusunda endişeler var bunları gidererek yatırımları arttırabiliriz.

-Uluslararası yatırımcıyı çekmek için potansiyelimiz var.

-Hangi yatırımın daha uygun olduğunu belirlemek için bunu yapan diğer ülkelere bakarak teşviklerimizi şekillendirmeliyiz.

-Kaynak, eğitim ve en iyi teknolojiyi kullanabilmeliyiz.

-Lojistik açıdan gelişmeli ve gerekli ekonomik teknik analizleri yapabilmeliyiz.

-Kobiler çok önemli yer teşkil ediyor. Onlara sahip çıkmalı ve gereken desteği sağlamalıyız.

-Girişimci ruhu kullanarak, yatırım oranını iyileştirerek, ekonomik istikrarı sağlayarak ve uzmanlar yetiştirerek gereken sıçramayı yapabiliriz.’’

Oturum 2C: Kapsayıcı Kalkınma Politikaları

Kalk?nma Bakan? Cevdet Y?lmaz (solda), 5. ?zmir ?ktisat Kongresi kapsam?nda düzenlenen "Yüksek ve ?stikrarl? Büyüme Perspektifinde Türkiya Ekonomisi" konulu panele ba?kanl?k yapt?.  (Evren Atalay - Anadolu Ajans?)

’-İşsizlik hala Avrupa standartlarının altında kadınların işgücüne katılım oranı çok düşük.

-Eğitim ve çalışma hayatında yer almayan kadınların sayısı çok fazla(15-24 yaş arası)

-OECD ülkesi olmamıza rağmen hala bu konuda OECD seviyesine gelemedik.( Türkiye %28 OECD %51)

-Çalışan yoksulluğu ve kayıt dışı istihdam, istihdam konusu içinde en önemli sorunlardan bazıları.

-Türkiye haftalık çalışma saatlerinde en fazla çalışma saatine sahip ülke olarak son sıradadır.

-Bu konuda yapılan reformlar hala yeterli değil sosyal politikalar tarafından çalışma saatleri düzenlenmeli.

-Mor ekonomi; yeşili tamamlayıcı bir ekonomi olabilir mi ve cinsiyet eşitlikçi kapsayıcı kalkınmaya katkısı olur mu?

-Aile geçmişi zenginlik fırsatlarını ağır bir şekilde etkiliyor ve etkisi çok erken yaşta başlıyor. Bunlara bağlı olarak da eğitim sonuçları olumsuz etkileniyor.

-Erken çocukluk eğitimi okullaşma oranı uluslararası standartlara göre çok düşük.

-Sosyal politikalarımızı akılcı bir şekilde reforme etmeliyiz.

-Ekonomik büyüme ve sosyal kalkınma birbiriyle örtüşmüyor.

-Mali disiplin ile beraber vergi disiplini sağlamalı. Böylece yoksulluk da düzene girecektir.

-Geleneksel ve az gelişmiş ülkelerdeki ”kadın çalışmaz” zihniyetini yavaş yavaş aşmaya başladık.

-Engelli ve yaşlı bakımı için programlar geliştirilmeli.

-Kreş yardımı sağlayarak kadın işgücüne katılımını arttırmalıyız.

-Sosyal dışlanmayı bitirmeye çalışarak kapsayıcı politikalar geliştirmeliyiz.

-Sağlık yepılanması gösterildiği kadar mükemmel değil, hane içine bakmalıyız.’’

Oturum 3B: Medya Gözüyle Türkiye Ekonomisi

‘’-Muhabirler konusunda eğitim konusunda eğitim ve tecrübe sıkıntısı yaşıyoruz. Bu konuda atılımlar yapılmalı.

-Sermaye hareketine bakmıyoruz doğuya yaklaşma kılıfına sığınıyoruz. Soru sormuyoruz ve analizlere göre doğru yöntemleri saptayamıyoruz.

-Üretim araçlarının sahibi olan batıdan uzaklaşmamalıyız, aksine eğer ilerlemek istiyorsak bu konuda atılımlar yapmalıyız.

-Kültür ve din dahil çok büyük tabularımız var ancak ekonomi tahmini yaparken bilimsel referansa ihtiyacımız var.

-Eğitim seviyemiz çok düşük gerekirse halka rağmen ilerlemeye çalışmalıyız.Liderlik bunu gerektirir.

-Kurumsallaşma konusunda çok eksiğiz. Rüşvet ve yolsuzluk rakamları çok yüksek.

-Muhalefet de bu konuda gerekli tepkiyi göstermiyor.

-Bürokraside de çok eksiğimiz var. Kalitesiz, kendine güvensiz bürokratlarımız var.

-Uzmanlık ve liyakat konusunda boşluklar oluştu.

-Katılımcılık azaldı gizli işler arttı, şeffaflık kayboldu.

-Her iktidar kendi sermayesini yaratıyor böyle ilerleyemeyiz.

-AR-GE ve eğitime ayrılan paraların kime ayrıldığı belli değil bu yatırımların etkisini göremiyoruz.

-Bunların özellikle medya tarafından sorgulanması gerekiyor.

-Medyanın rolünü güçlendirecek adımlar atmalıyız.

-Ekonomi konusunda en büyük ülkelerden biri olmamızdan daha önemlisi refahımızı arttırmaktır önemli olan kişi başına gelir düzeyi ve adil gelir dağılımıdır.

-Büyümeden ziyade bunun kalıcı olmasını sağlamalıyız.

-Gazete ürün okur da müşteri oldu, bu erozyondan sağlam ayrılmalıyız.

-Okurun güvenini hala kazanamadık. Uzmanlığa gerekli önemi vermiyoruz. Şuanda bilim ve teknoloji çok gelişti, bunu kullanmalıyız.

-Medyada kriz değ,l sorun var. Bu nedenle uzun süredir devam ediyor. Bunun temelinde yönetim biçimi ve artık kuvvetler ayrılığı olmaması yatmaktadır.

-Şirketlerin medyaya hakim olması ve sermaye ile medya arasında çok karmaşık ilişki olması ve mücadeleyi hep sermaye kazandı.

-Digital kriz yaşıyoruz halk adına denetim yapamıyoruz.

-Şirket ve siyasilerin baskısı yalanların gerçek diye lanse edilmesi ve sistemden zarar görenlerin sesini çıkaramaması çok büyük sorun kimse Gezi’ye şaşırmasın.

-Tüketiciyi korusan sermaye ile ters düşüyorsun öbür türlü çiftçi ve işçi unutuluyor. Artık bu durum dengeye getirilmeli.’’

Oturum 4B: Yenilikçi Üretim Yapısına Geçişte Sanayileşme, Girişimcilik, AR-GE Yenilik ve Ticarileşme Politikaları

AW000876

‘’-Eğitim, AR-GE, İnovasyon önemli konular. Bunlara gereken önemler verilmeli ve bununla birlikte katma değer arttırılmalı.

-Patent sayıları ve bununla beraber AR-GE’ye ayrılan pay da arttı. Bu devam ettirilmeli.

-Eğitim seviyesi girişimcilik için yeterli değil.

-Muazzam bir girişimcilik ruhu gelişiyor ancak bu dinamizm mevcut kanun tarafından değerlendirilmedi.

-Sınai mülkiyet alanında atılımlar yapıyoruz ancak maddi ve fikri varlıklar konusunda hala eksikliklerimiz var.

-Ekonomik kalkmayı nasıl yapacağımızı ve bunu nasıl sağlayacağımızı belirlemeliyiz.

-Türkiye farklı imkanlara sahip çok hızlı büyüyor önemli olan piyasadaki en iyi şirketleri beslemektir. Çünkü çıtamızı onlar belirliyor.

-Girişimciler ekonomik büyümenin en büyük etkeni. Eğitimi arttırarak ve ekosistemi hızlandırarak büyümeyi sağlayabiliriz. Bunun için yaratıcılık ve vizyona sahip olunmalı.’’

Oturum 4A: Küresel Kriz Sonrası Kamu Ekonomisinde Yeni Eğilimler ve Beklentiler

profesorun-icki-yasagi-elestirisi-bakan-simseki-guldurdu

‘’-Bir çok ekonomik veride gittikçe başarılı olduğumuz görülüyor. İstihdam için 8,5 milyarlık bir kaynak ayrıldı. Yatırım, Eğitim ve sağlığa önem veriyoruz. Yapısal reformlar için kaynak ayırmaya devam etmeliyiz.

-En önemli sıkıntı cari açık. Bu nedenle tasarruf yapmalıyız. Bunun için kaynak ayırdık(Emeklilik reformu gibi.)

-Makro ekonomik istikrar açısından daha yolumuz var. Öngörülebilirlik gibi konularda yol katetmeliyiz.

-Kayıt dışılık sorunu da büyük bir sorun. Bununla mücadele çok önemli bunun içinde kaynak ayırıyoruz. Verimlilik artışı ve adil rekabet ortamı sağlamalıyız.

-‘Devresel gelir etkisi’ ilerde zorluk çekebileceğimiz bir konu.

-Kamu maliyemiz için ileriki dönemlerde sıkıntı çekmemek adına hamleler yapmalıyız..

-‘İkiz açık’ sorunsalında denge sağlanmalı.

-2023 için belirlenen hedeflere çok uzağız.

-Sıkı maliye politikasına devam edilmeli, kamu gelirleri artmalı, özel sektör kaynakları ve bir defalık gelirlerin bir fonda toplanması konusunda atılımlar yapmalıyız.

-Eskiden ordularla yapılan savaşlar artık ticaretle ve bloklaşmalarla oluyor.

-ABD ve AB eski tüketim alışkanlıklarını devam ettirdikleri için borçlar arttı.

-Krizi azaltmak için buldukları çözümler işe yaramıyor.

-En büyük sorunumuz vergi kaçakçılığı buna gerekli önlem alınmalı.

-Maliye politikaları açısından en rahat iktisat kongresi yaşanıyor.

-Kamu harcamaları çok yavaş düşüyor, kamu borcu ise hala yükselmekte.

-Mali disiplini sağlamalıyız.

-Ekonomik sorunlar aşılmış gibi gözüküyor ancak okuma, yazma, insani gelişme gibi konularda hala çok gerideyiz.’’

Oturum 6C: Yeşil Büyüme

dsc_1566‘’-Tasarruf eksikliği, ihracat rakamlarında ki mantıksızlık ve enerji kaynaklarının verimli kullanılmaması dikkat edilmesi gereken hususlardır.

-Türk insanının eğitimsizliği, cinsiyet ayrımcılığı, kaynakların etkinsiz kullanımı bizi dışarı bağımlı hala getiriyor. Bu da cari açığın sorun olarak devam etmesine neden oluyor.’’

Oturum 8I: İktisat Öğrencileri Gözüyle Türkiye İktisat Politikaları

adadYazarlarımızdan Can Apaydın’ın da okulumuzu temsilen konuşmacı olarak katıldığı bu oturum diğer oturumlardan biraz daha farklı geçti. Diğer konuşmalarda olduğu gibi genel sorunlardan bahsedilmesinin yanında uzman kimliklerinin olmamasının verdiği rahatlıkla diğer panellerin aksine çok daha cesur eleştiriler yapıldı. Gelecek endişelerini öğrenci kimlikleriyle harmanlayarak taze bakış açıları sundular.

-Yapılması gereken sektörel bazdaki sıçramaların geçici olacağı ve Türkiye’nin artık paradigmal bir sıçrama yapması gerektiğini ,

-Türkiye’deki sadece iktisat alanında değil Türkiye’nin kalkınmasını sağlayacak ve ileriye ümitle bakılmasının önünü açacak diğer branşlarında eğitim şeklinin daha modernize edilerek kaliteli hale getirilmesinin elzem olduğunu,

-En büyük endişelerinden birinin de bir çok üniversite mezunu olmasına rağmen bunların gerekli bilgi birikimine sahip olmadan iş hayatına sokulmaları olduğunu

-Türkiye’deki üniversitelerin her yıl nicelik olarak artmalarının yanında nitelik olarak gerekli artışın sağlanamaması en büyük sorunlardan biri olduğunu ve öğrencilerin sadece tıp hukuk gibi bölümlerde değil iktisat gibi sözel alanlarda da laboratuvar ortamının sağlanmasının gerekliliğinden bahsettiler.

 

5. İzmir İktisat Kongresi sona erdiKongrede; başta Ekonomi ve Kalkınma Bakanı, TÜBİTAK ve TOBB Başkanları, İzmir Valisi, İzmir ve Konya Belediye Başkanları, Oda Başkanları, Dernek Başkanları, müsteşarlar ve ekonomi yazarları, rektörler, yabancı ve yerli akademisyenler, ekonomistler, uluslararası kuruluşların başkan veya başkan yardımcıları gibi onlarca kişi konuşmacı ve binlerce kişi de katılımcı olarak yer aldı.

 

images (1) images (2) images (3)

About the Author

Yusufcan Hamarat

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir