1 Saat Erken Seçim

590 views
views

Türkiye 7 Haziran seçimleri sonrası karşılaştığı tabloyla 13 yıl içindeki hiçbir seçimde karşılaşmadı. 13 yıldır tek başına iktidarı domine eden AKP hükümeti kurulalı beri yaşadığı seçimlerde ilk defa tek başına hükümet kuracak yetkinliğe sahip olamadan meclise girdi.

Sıkı bir propaganda döneminin ardından %13 gibi bir oy oranı yakalayan HDP sadece tabanı olarak nitelenen Kürt seçmenin ağırlıklı yaşadığı doğu ve güneydoğu illerinden değil Ankara, İzmir, İstanbul gibi illerden de milletvekili çıkararak Türkiye partisi olma yolundaki hedefinin aslında ne kadar gerçekçi olabileceğini test etmiş oldu. Seni başkan yaptırmayacağız, 1800 lira asgari ücret gibi gerek muhalif gerek yoksul kesimin desteğiyle beraber vites yükseltti ve özellikle AKP oylarında ciddi düşüşe neden oldu.

Ekonomik vaatleriyle ilk başta yüksek ilgi görmüş olan CHP etkinlik alanını istediği düzeyde genişletebilmiş görünmüyor.  7 Haziran seçimlerinde son seçimlerden %1 daha az alan parti, bunu nedenini HDP deki emanet oylarla açıkladı. 1500 lira asgari ücret, emekliye ikramiyeler gibi vaatlerler propaganda sathını dolduran CHP %25 i geçemedi ve Türkiye Futbol liginde BJK’nin her sene 3. olması gibi benzer bir gelenekle yine 2. parti oldu.

Yükselen bir ivmeye tutlan MHP ise çözüm sürecinin yanlış yürütülmesinden samimiyetsizliğinden dem vurmuş, yakınmış, ekonomik vaatleriylede seçmen pergelini alabildiğine açmayı hedeflemişti. Oy oranına yansıyan söylemleri milletvekilliği sandalye sayısına yansımamış olan MHP her platformda terör destekçisi olarak nitelediği HDP ile mecliste eşit sandalye sayısı elde etmiş oldu.

7 Haziran seçimlerinin ardından Türkiye’de özellikle bazı kesimlerin ilgiyle ve hasretle beklediği koalisyon ortamı oluşması beklenirken her ne olduysa terör ve şiddet olayları gün geçtikçe artan bir hız kazandı. Sıriye sınırında değişen ve bozulan otoriter yapının yerini çeşitli gayri meşru örgütlenmelere bıraktığı bu dönemde, IŞİD Türkiye’ye yönelik eylemler yapmaya başladı. Önce karakola açılan ateş, daha sonra Suruç’da patlayan bomba ve 33 insanımızın hayatını yitirmesi hemen ardından gelen Hatay’da çatışma ve bir askerimizin kaçırılması olayı Türkiye’nin IŞİD ve destekçilerine karşı alacağı önlemlerin şiddetini belirler nitelikte oldu derken PKK ile bozulan müzareke sürecinin ve artan terör olaylarını protesto etme amacıyla Ankara’da çeşitli sendika, parti, STK’lar gibi anayasal örgütlenmelerin Tren Garı olarak bilinen miting toplanma alanında patlayan bombalar sonrası 102 insanımız katledildi.

Özellikle ülkenin muhalif kesimlerindden CHP ve HDP olayla ilgili yaptığı açıklamalarda hükümeti sorumlu tutarken, Davutoğlu, ”Bu bir seçim hükümetidir gelip geçicidir” gibi ifadeler kullandı. Hemen ardından yapılan basın toplantısında içişleri bakanına yöneltilen ” İstifa etmeyi düşünüyor musunuz? ” sorusuna bir başka bakanın gülümsemeisde hala hafızılarda tazeliğini koruyor ve olayla ilgili hala net bilgiler alınabilmiş değilken en sonda Diyarbakır’da basılan IŞİD hücre evi olarak geçen adreste 2 polisimiz şehit oldu.

Cizrede, Silvanda ilan edilen sokağa çıkma yasakları, çatışma ortasında kalan çocuklar, evine roket düşen aileler, parçalanan askeri araçlar, EYP gibi 2015 Türkiyesinde olmaması gereken ne var ise yaşayan bir Türkiye bu gün yine herşeyi çözeceğine inanmadığı ama öyle umduğu bir seçime gidiyor.

Hemde Hükümetin aldığı karar gereği bulunduğu saat diliminin 8 Kasıma kadar 1 saat gerisinde.